Schia
09-02-2007, 09:01 PM
Bir gün İmam Hasan (a.s) yıkandıktan sonra yeni ve temiz elbiselerini giyerek kendisine güzel koku sürdükten sonra tam bir vakar ve azamet içerisinde evden dışarı çıktı. İmam (a.s)’ın güzel siması, her bakanı kendisine cezp ediyordu. Dost ve hizmetçilerinden bir grup kimseyle birlikte Medine sokaklarının birinden geçiyordu. Bu esnada fakirliğin kendisini çökerttiği, derisinin kemiklerine yapıştığı ve güneş ışınlarının yüzünü yaktığı Yahudi bir yaşlı adamla karşılaştı. Bu adamın omzunda bir su tulumu vardı, güçsüzlük yürümesine müsaade etmiyordu, fakirlik ve ihtiyaç, ölümü ona tatlı kılmıştı ve hali her göreni üzüyordu.
Bu adam İmam Hasan (a.s)’ı o celal ve cemal ile görünce şöyle dedi: “Rica ediyorum biraz durun ve sözümü dinleyin!”
İmam (a.s) onun bu sözü üzerine durdu.
Yahudi: “Ey Resulullah’ın oğlu! Biraz insaf et ve hak ver!”
İmam (a.s): “Ne hakkında?!”
Yahudi: “Deden Resulullah şöyle buyuruyordu: “Dünya müminin zindanı, kafirin ise cennetidir.” Ama şimdi görüyoruz ki dünya, nimet ve refah içerisinde olduğunuzdan dolayı sizin için cennettir; azap ve işkence içerisinde yaşayan benim için ise cehennemdir. Oysa sen mümin ve ben ise kafirim!”
İmam (a.s) o yaşlı Yahudi’nin cevabında şöyle buyurdu:
“Ey yaşlı adam! Eğer perde gözlerinin önünden kalkmış olsaydı ve Allah-u Teâla’nın, cennette benim ve bütün müminler için nasıl nimetler yarattığını görmüş olsaydın, o zaman anlardın ki dünya bu güzelliğine rağmen benim için zindandır. Yine eğer Allah-u Teâla’nın, senin ve tüm kafirler için nasıl bir azap ve işkence hazırladığını görmüş olsaydın, o zaman tasdik edecektin ki dünya, bu kadar fakirlik ve perişanlığına rağmen senin için geniş bir cennettir.”
Bu adam İmam Hasan (a.s)’ı o celal ve cemal ile görünce şöyle dedi: “Rica ediyorum biraz durun ve sözümü dinleyin!”
İmam (a.s) onun bu sözü üzerine durdu.
Yahudi: “Ey Resulullah’ın oğlu! Biraz insaf et ve hak ver!”
İmam (a.s): “Ne hakkında?!”
Yahudi: “Deden Resulullah şöyle buyuruyordu: “Dünya müminin zindanı, kafirin ise cennetidir.” Ama şimdi görüyoruz ki dünya, nimet ve refah içerisinde olduğunuzdan dolayı sizin için cennettir; azap ve işkence içerisinde yaşayan benim için ise cehennemdir. Oysa sen mümin ve ben ise kafirim!”
İmam (a.s) o yaşlı Yahudi’nin cevabında şöyle buyurdu:
“Ey yaşlı adam! Eğer perde gözlerinin önünden kalkmış olsaydı ve Allah-u Teâla’nın, cennette benim ve bütün müminler için nasıl nimetler yarattığını görmüş olsaydın, o zaman anlardın ki dünya bu güzelliğine rağmen benim için zindandır. Yine eğer Allah-u Teâla’nın, senin ve tüm kafirler için nasıl bir azap ve işkence hazırladığını görmüş olsaydın, o zaman tasdik edecektin ki dünya, bu kadar fakirlik ve perişanlığına rağmen senin için geniş bir cennettir.”