QATRE
11-22-2008, 10:27 AM
Bir seneye yakındır Pilenken otağı azeri evinde, paylaşımlarda ve faydalanmalarda bulunurken, çok güzel izlenimlerle bilgiler de edinmiş oldum. İzlediğim ve edindiğim bilgilere dayanarak kendimce kısa, genel bir makele yazmak istedim.
Çalışkan arılar var. Karınca karınca ilerler, karınca karınca üretirler. Papatya gibi açarlar insan yüreklerinde. Güneş olur ısıtırlar üşüyen ellerimizi. Nağmelerin dilinden götürürler bizleri taa uzaklara ; ve hatta yıldızlar niteliğinde parlatırlar geçmişi geleceğe doğru. Harman harman savururlar hasreti, tane tane öğütürler özlemi, demet demet oturturlar intizarı.
Bir şeyler paylaşılırken bu bilgi harmanından, hatalar da oluşur, yanlışlarda yapılır. Arılar, arılara göre davranırlar. Hüzünlü yanı bu arılarımızın. Kovanlar, karışık baldan dolar. Başka bir arının peteğiyle hemen değişebilir dönüşümün pervazlarında. En acıklı yanı bu arılarımızın.
Netlik ve kendi olma durumu çatlar çalışkan lale bileklerinde. Düşünülmez boyutlar, tartışılmaz, konuşulmaz, korkulur. Bir karenin içerisinde, dört köşeli bir kare olduğu kanısında doğar hapishanelik. Bir varmış bir yokmuş masalı gibi alınır üretkenlikler. Değerler verilmez üretilen ballara. Kovalar kolayından dolar geçici ve karışık şeker şilesinden. Bir aile yaratılır değerlerin ucuz olduğu kiremit taşlardan. Çimento karışımı şeffaf duvarlardan. Ve böylece yıkılır bir koca otağın gelmiş geçmiş mevzubahis petekleri.
Değer vermeler bilinmiyor. Şimdi soruyorum sizlere :
Biz birbirimize değer vermezsek, kim bize değer verecek ve kime değer vereceyiz?
Değerleri kendimiz yaratmak dileklerimle ve güzel dostlukların ve güzel paylaşımların doruklarında birlikte devam etmek umuduyla, selamlar hepinize…
22/11/2008
/Tutku
Çalışkan arılar var. Karınca karınca ilerler, karınca karınca üretirler. Papatya gibi açarlar insan yüreklerinde. Güneş olur ısıtırlar üşüyen ellerimizi. Nağmelerin dilinden götürürler bizleri taa uzaklara ; ve hatta yıldızlar niteliğinde parlatırlar geçmişi geleceğe doğru. Harman harman savururlar hasreti, tane tane öğütürler özlemi, demet demet oturturlar intizarı.
Bir şeyler paylaşılırken bu bilgi harmanından, hatalar da oluşur, yanlışlarda yapılır. Arılar, arılara göre davranırlar. Hüzünlü yanı bu arılarımızın. Kovanlar, karışık baldan dolar. Başka bir arının peteğiyle hemen değişebilir dönüşümün pervazlarında. En acıklı yanı bu arılarımızın.
Netlik ve kendi olma durumu çatlar çalışkan lale bileklerinde. Düşünülmez boyutlar, tartışılmaz, konuşulmaz, korkulur. Bir karenin içerisinde, dört köşeli bir kare olduğu kanısında doğar hapishanelik. Bir varmış bir yokmuş masalı gibi alınır üretkenlikler. Değerler verilmez üretilen ballara. Kovalar kolayından dolar geçici ve karışık şeker şilesinden. Bir aile yaratılır değerlerin ucuz olduğu kiremit taşlardan. Çimento karışımı şeffaf duvarlardan. Ve böylece yıkılır bir koca otağın gelmiş geçmiş mevzubahis petekleri.
Değer vermeler bilinmiyor. Şimdi soruyorum sizlere :
Biz birbirimize değer vermezsek, kim bize değer verecek ve kime değer vereceyiz?
Değerleri kendimiz yaratmak dileklerimle ve güzel dostlukların ve güzel paylaşımların doruklarında birlikte devam etmek umuduyla, selamlar hepinize…
22/11/2008
/Tutku