ea_mrv
11-21-2008, 09:50 AM
Karşılarında bulunmakla haz duyduğum delege arkadaşlarımı selâmlarken; yüce ulusumuzu saygı ile anarım.
Bu anda, bundan önceki kurultayları ve partimizi doğuran ilk Sivas Kurultayını -ki dış ve iç düşmanların süngüleri altında kurulmuştur- hatırlatmak, geçen on altı yılın bütün hadiselerini göz önüne getirmeği kolaylaştırır.
Uçurum kenarında yıkık bir ülke. . . türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar . . . yıllarca süren savaş . . . ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız, devrimler . . . iste Türk genel devriminin bir kısa diyemi. . .
Bayanlar, Baylar!
Partimizin her kurultayı, denebilir ki, bir dönüm basında toplanmıştır. 1927 kurultayı, doğuda kopan azıyı yenerek cumhuriyetin sarsılmaz temelde olduğunun anlaşılmasına; 1931 kurultayı güvenlik ve sükûnun kesin olarak kurulmasına rasgelir. Bu kurultayımız ise, geniş ölçüde gelişim devri içinde bulunduğumuz günlerde toplanmış oluyor.
Kurultayın, yeniden alacağı ilerleme ve yükselme tedbirleriyle; vatanin yüksek yönetimini erdemli ellerinde tutan Partimizin şerefli tarihini zenginleştireceğine, şüphe yoktur.
Geçen kurultaydan bugüne kadar, kültürel ve sosyal alanda başardığımız isler, Türkiye Cumhuriyetinin ulusal çehresini, keskin çizgileriyle, ortaya çıkarmıştır. Yeni harfleri, ulusal tarihi, öz dili, ar, ilimsel müzik ve teknik kurumlarıyla kadını, erkeği her hakta eşit, modern Türk sosyetesi bu son yılların eseridir.
Türk ulusu ancak varlığını derin ve sağlam kültür sınırları ile çevreledikten sonradır ki, onun yüksek kapasitesi ve erdemi, uluslar arasında tanılır. Türk ulusuna doğunsal rengini veren bu devrimlerden her biri, çok geniş tarihsel devirlerin öğünebileceği büyük islerden sayılsa yeridir. Bütün bu isler, Partimizin programını, özenle göz önünde tutarak başarılabilmiştir.
Tüzel, sağlık, sosyal, finans, ekonomi ve bayındırlık islerimizde, hiç durmadan aldığımız yeni tedbirlerin iyi ve yerinde olduğuna kani bulunuyoruz.
Akdeniz'i, Karadeniz'e demirle bağladık. Anadolu'da özel şirketler elindeki bütün yolları satın aldık; İstanbul ve İzmir’de liman ve rıhtım isleri devlet eline geçti; Diyarbakır kapısındayız. Antalya'ya, Erzurum 'a kömür yurduna durmadan gidiyoruz.
Devlet Demiryolları Kurumu, bugün kendi malimiz olan beş yüz milyon liralık bir isi çevirmektedir.
Sayın Arkadaşlar!
Geçen dört yılın başlıca işlevi ekonomi alanında olmuştur. Bir çok ülkeler, acunsal buhran karsısında sarsılmış ve umutsuzluğa düşmüşken biz, bu kapsal felaket önünde cüda irkilmedik. Yurdun ekonomisini yeni bir düzene yönet lemis bulunuyoruz. Arsıulusal tecimi denkleştirerek, iç pazarı harekete getirerek kendimizi korunmağı basardık. Asil önde tuttuğumuz is, geniş bir endüstri programını gerçekleştirmeğe başlamak olmuştur. Bu program, tamamıyla gerçekleştiği gün, şüphesiz yurttaşın geçimi his solunacak derecede genişleyecektir.
Tarım ve endüstri hareketlerimiz birbirini kollayan tedbirlerle yapılmaktadır. Maden ürünlerimiz, son zamanlarda bir gelişim gösterdi. Umudumuz odur ki gelecek Kurultay maden isleriyle beraber deniz ekonomisinde bugün almakta olduğumuz tedbirlerin verimli sonuçlarını vermiş olarak, toplanacaktır.
Görüyorsunuz ki arkadaşlar; yepyeni bir güdümlü ekonomi düzeni kurmakla uğraşıyoruz. Partimizin ekonomik anlayışı; bu yöndeki programımızın, yurdun ihtiyaçlarını karşılayacak ve onu az zamanda gelişmeye ve genişliğe erdirecek en iyi program olduğunu gösterecektir. Yeni öğütleriniz ve direktiflerinizle, yeniden ilerleme ve yükselme tedbirlerimizi kolaylaştıracağınıza şüphe yoktur.
Bayanlar, Baylar!
Cumhuriyetin dıs siyasada özenle güttüğü amaç arsıulusal barısı korumak ve güven içinde yasamaktır. Komşularımızla dostluk ve iyi geçinme yolunda her gün biraz daha ilerlemekteyiz.
Sovyetlerle dostluğumuz, her zamanki gibi, sağlamdır ve içtendir. Kara günlerimizden kalan bu dostluk bağını, Türk ulusu unutulmaz değerli bir hatıra bilir. İki memleket arasında her yönden değerler, sıklaşmakta ve genişlemektedir. Sovyetler, Cumhuriyetimizin onuncu yılında, yüksek delegeleriyle senliklerimizde hazır bulundular.
Devletlerimiz, hükümetleriyle ve uluslarıyla, her fırsatta birbirlerine nasıl inandıklarını ve ne kadar güvendiklerini bütün dünyaya göstermektedirler. Son günlerde Boğazlar meselesini ortaya koyduğumuz zaman, Sovyetlerin, bizim tezimizdeki doğruluğu ve hakliliği bildirmiş olmaları, Türk ulusunda yeniden derin dostluk duyguları uyandırmıştır. Türk - Sovyet dostluğu arsıulusal barış için şimdiye kadar yalnız hayır ve fayda getirmiştir. Bundan sonra da yalnız hayırlı ve faydalı olacaktır.
Arkadaşlar !
Bu anda, bundan önceki kurultayları ve partimizi doğuran ilk Sivas Kurultayını -ki dış ve iç düşmanların süngüleri altında kurulmuştur- hatırlatmak, geçen on altı yılın bütün hadiselerini göz önüne getirmeği kolaylaştırır.
Uçurum kenarında yıkık bir ülke. . . türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar . . . yıllarca süren savaş . . . ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız, devrimler . . . iste Türk genel devriminin bir kısa diyemi. . .
Bayanlar, Baylar!
Partimizin her kurultayı, denebilir ki, bir dönüm basında toplanmıştır. 1927 kurultayı, doğuda kopan azıyı yenerek cumhuriyetin sarsılmaz temelde olduğunun anlaşılmasına; 1931 kurultayı güvenlik ve sükûnun kesin olarak kurulmasına rasgelir. Bu kurultayımız ise, geniş ölçüde gelişim devri içinde bulunduğumuz günlerde toplanmış oluyor.
Kurultayın, yeniden alacağı ilerleme ve yükselme tedbirleriyle; vatanin yüksek yönetimini erdemli ellerinde tutan Partimizin şerefli tarihini zenginleştireceğine, şüphe yoktur.
Geçen kurultaydan bugüne kadar, kültürel ve sosyal alanda başardığımız isler, Türkiye Cumhuriyetinin ulusal çehresini, keskin çizgileriyle, ortaya çıkarmıştır. Yeni harfleri, ulusal tarihi, öz dili, ar, ilimsel müzik ve teknik kurumlarıyla kadını, erkeği her hakta eşit, modern Türk sosyetesi bu son yılların eseridir.
Türk ulusu ancak varlığını derin ve sağlam kültür sınırları ile çevreledikten sonradır ki, onun yüksek kapasitesi ve erdemi, uluslar arasında tanılır. Türk ulusuna doğunsal rengini veren bu devrimlerden her biri, çok geniş tarihsel devirlerin öğünebileceği büyük islerden sayılsa yeridir. Bütün bu isler, Partimizin programını, özenle göz önünde tutarak başarılabilmiştir.
Tüzel, sağlık, sosyal, finans, ekonomi ve bayındırlık islerimizde, hiç durmadan aldığımız yeni tedbirlerin iyi ve yerinde olduğuna kani bulunuyoruz.
Akdeniz'i, Karadeniz'e demirle bağladık. Anadolu'da özel şirketler elindeki bütün yolları satın aldık; İstanbul ve İzmir’de liman ve rıhtım isleri devlet eline geçti; Diyarbakır kapısındayız. Antalya'ya, Erzurum 'a kömür yurduna durmadan gidiyoruz.
Devlet Demiryolları Kurumu, bugün kendi malimiz olan beş yüz milyon liralık bir isi çevirmektedir.
Sayın Arkadaşlar!
Geçen dört yılın başlıca işlevi ekonomi alanında olmuştur. Bir çok ülkeler, acunsal buhran karsısında sarsılmış ve umutsuzluğa düşmüşken biz, bu kapsal felaket önünde cüda irkilmedik. Yurdun ekonomisini yeni bir düzene yönet lemis bulunuyoruz. Arsıulusal tecimi denkleştirerek, iç pazarı harekete getirerek kendimizi korunmağı basardık. Asil önde tuttuğumuz is, geniş bir endüstri programını gerçekleştirmeğe başlamak olmuştur. Bu program, tamamıyla gerçekleştiği gün, şüphesiz yurttaşın geçimi his solunacak derecede genişleyecektir.
Tarım ve endüstri hareketlerimiz birbirini kollayan tedbirlerle yapılmaktadır. Maden ürünlerimiz, son zamanlarda bir gelişim gösterdi. Umudumuz odur ki gelecek Kurultay maden isleriyle beraber deniz ekonomisinde bugün almakta olduğumuz tedbirlerin verimli sonuçlarını vermiş olarak, toplanacaktır.
Görüyorsunuz ki arkadaşlar; yepyeni bir güdümlü ekonomi düzeni kurmakla uğraşıyoruz. Partimizin ekonomik anlayışı; bu yöndeki programımızın, yurdun ihtiyaçlarını karşılayacak ve onu az zamanda gelişmeye ve genişliğe erdirecek en iyi program olduğunu gösterecektir. Yeni öğütleriniz ve direktiflerinizle, yeniden ilerleme ve yükselme tedbirlerimizi kolaylaştıracağınıza şüphe yoktur.
Bayanlar, Baylar!
Cumhuriyetin dıs siyasada özenle güttüğü amaç arsıulusal barısı korumak ve güven içinde yasamaktır. Komşularımızla dostluk ve iyi geçinme yolunda her gün biraz daha ilerlemekteyiz.
Sovyetlerle dostluğumuz, her zamanki gibi, sağlamdır ve içtendir. Kara günlerimizden kalan bu dostluk bağını, Türk ulusu unutulmaz değerli bir hatıra bilir. İki memleket arasında her yönden değerler, sıklaşmakta ve genişlemektedir. Sovyetler, Cumhuriyetimizin onuncu yılında, yüksek delegeleriyle senliklerimizde hazır bulundular.
Devletlerimiz, hükümetleriyle ve uluslarıyla, her fırsatta birbirlerine nasıl inandıklarını ve ne kadar güvendiklerini bütün dünyaya göstermektedirler. Son günlerde Boğazlar meselesini ortaya koyduğumuz zaman, Sovyetlerin, bizim tezimizdeki doğruluğu ve hakliliği bildirmiş olmaları, Türk ulusunda yeniden derin dostluk duyguları uyandırmıştır. Türk - Sovyet dostluğu arsıulusal barış için şimdiye kadar yalnız hayır ve fayda getirmiştir. Bundan sonra da yalnız hayırlı ve faydalı olacaktır.
Arkadaşlar !