PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : AKP ve MHP Riyakarlığının Kanıtı:


canazer
09-14-2008, 06:15 PM
ürban konusunda AKP ve MHP'nin getirdiği "çeneden bağlamalı" özgürlük anlayışı, onların inanç özgürlüğünü savunmaktan ne kadar aciz olduklarının kanıtıdır.

AKP ve MHP Riyakarlığının Kanıtı:
Düğümlü Özgürlük!..

6 Şubat'ta TBMM'de yapılan görüşmelerde, üniversitelerde türban yasağının kaldırılması için gündeme getirilen anayasa değişikliği önerisi, AKP ve MHP'lilerin oylarıyla kabul edildi. Anayasa değişikliğinin meclis aşaması, ikinci oylamanın yapılmasıyla sonuçlanacak.

AKP ve MHP'nin anayasa değişikliği önerisine en "şiddetli" muhalefeti CHP yaptı. CHP "siz şeriatı getirmek istiyorsunuz" diye özetlenebilecek bir çizgide yürütüyor bu muhalefeti. CHP'nin onyıllardır çizgisi bu zaten. Çünkü onun da, aynı AKP ve MHP gibi haklar ve özgürlükler sorunu yok.

Türban meselesinde görünen bir başka gerçek, düzeniçindeki muhalefetin, burjuva muhalefetin tükenmiş olmasıdır. Sistem kendi içinde bir muhalefet üretememektedir. Muhalefet, hiçbir şeye esastan karşı çıkamayan, karşı çıktığı hiçbir şeye dair ciddi bir pratik örgütleyemeyen, kitleleri harekete geçiremeyen Baykal'a kalmıştır.

AKP-MHP ittifakının hazırladığı anayasa değişikliği karşısında, kimse, "böyle, yarım, güdük ve komik bir yasak kaldırma olur mu?" diye eleştirmedi iktidar partisini. Oysa sözkonusu anayasa değişikliğine yöneltilmesi gereken eleştirilerden biri de buydu. Çünkü "türban yasağını kaldırma!" adına ortaya getirdikleri tam da böyle yarım, güdük, komik, korkak ve riyakarca bir yasaydı.

AKP hükümetinin bakanlarından Cemil Çiçek, kameraların karşısına geçmiş, yemin billah ederek "türbanlarını eskisi gibi bağlayanlar üniversiteler yine giremeyecek" diyordu.

Kuşku yok ki masal anlatıyor.

Kuşku yok ki, hem Amerikan islamcılığı politikasını sürdürüp hem de oligarşinin çeşitli kesimlerine güvence vermek için takiyye yapıyor. Ama ne yapıyor olursa olsun, bu tavırdaki korkaklık, AKP'li düzen islamcılarının hiçbir inancı savunamayacağının, hiçbir hak ve özgürlük için koltuklarını tehlikeye atmayacaklarının kanıtı olarak kaydedilmiş oldu.

Türban konusunda AKP ve MHP'nin getirdiği "çeneden bağlamalı" özgürlük anlayışı, onların inanç özgürlüğünü savunmaktan ne kadar aciz olduklarının kanıtıdır. Bu aynı zamanda bizzat türban konusunda sorun yaşayan ve bir talebi olan kesimlere HAKARETTİR. Burada bir sözümüz de türban takanlara ve türban hakkını savunanlaradır; türbanlılar, böyle bir hakareti, aşağılamayı reddetmelidirler.

Düşünün, inanç özgürlüğü açısından türban takmayı, hak olarak üniversitelere türbanla girilmesini savunabilmekten o kadar uzaklar ki; türbanın nasıl bağlanırsa serbest, nasıl bağlanırsa yasak olacağını tartışıyorlar. Anayasa değişikliği tasarısına neredeyse fotoğraf koyacaklar! Aslında o fotoğraf, AKP ve MHP'nin korkaklığının ve riyakarlığının fotoğrafıdır... Bu korkaklık, riyakarlık ve istismarcılıkla, herhangi bir sorunu çözebilirler mi?

MHP'nin AKP'yle oy
ve istismar yarışı...

Türban yasağını kaldırma konusunda oluşan AKP-MHP ittifakı kimilerini şaşırttı, beklenmedik buldular. Oysa, Türk-islam sentezi açısından oligarşinin onyıllardır sürdürdüğü genel politikalara son derece uygun bir ittifaktır.

Şaşıranların "haklı" olduğu tek bir yan, geçmişte Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'nin birbirlerine söyledikleridir. Erdoğan'ın Bahçeli'ye, Bahçeli'nin Erdoğan'a karşı sarfettiği sözleri hatırlayanlar, okuyanlar, onların bir daha bırakın yanyana gelmeyi, ittifak yapmayı, birbirlerinin yüzlerine bile bakamayacağını sanırlar. Ama işte, burjuva politikacılığı tam da böyle bir şeydir. Burjuva politikasının ar damarı yoktur. İşte bu yüzden, burjuvazi arasındaki hiçbir ittifak şaşırtıcı olmamalıdır.

Fakat bu ittifak sorunsuz, çok güçlü bir ittifak da değildir; tersine bu ittifak içinde çok şiddetli bir yarış ve rekabet sürüyor. Bu en başta bir oy yarışıdır. Yarış dincilik ve milliyetçilik zemininde sürüyor. MHP dinciliği AKP'ye bırakmak istemezken, AKP de milliyetçiliği sadece MHP'ye bırakmak istemiyor.

AKP'nin uzun zamandır sürdürdüğü "tek bayrak, tek millet" söylemi, bir yanıyla da bu rekabetin ifadesiydi. AKP'nin milliyetçilik için de bir çekim merkezi olmasıyla, MHP'nin siyaset alanı daralmaktaydı. İşte MHP bu noktada AKP'nin alanı şeklinde görülen dinciliğe el atarak, alanını genişletmeye çalışmaktadır.

Fakat şu bir gerçek ki, dincilik ve türban üzerinden MHP'nin girdiği bu yarış, MHP'ye yaramayacaktır. Çünkü, eğer islamcı tabanda bu girişim bir sempati toplayacaksa, bu sempatinin MHP'nin değil, AKP'nin hanesine yazılması daha güçlü ihtimaldir. MHP, bu noktada sonuç olarak AKP'nin koltuk değneği olmuştur.

Bu ise, seçimler öncesinde MHP'yi, "AKP'yi durduracak, dengeleyecek"! bir güç olarak pazarlayanların iflası demektir. MHP'nin Abdullah Gül'ü Çankaya'ya çıkarmak için AKP'ye tam destek vermesiyle birlikte, CHP-MHP ittifakı üzerine yapılan teoriler gümbür gümbür çökmeye başlamıştı. MHP, İlhan Selçuklar'dan Tuncay Özkanlar'a uzanan yelpazedeki "ulusalcı-solcu" kesimin MHP gerçeğine gözlerini kapayan tahlillerini rezil ede ede AKP'yle işbirliğini sürdürüyor.

Bu vesileyle, burjuva basın yayın organlarında her gün ahkam kesenlerin, "siyaset duayeni" kabul edilenlerin, gerçekte burjuva ayak oyunlarının ötesinde bir şey bilmedikleri de bir kez daha açığa çıkmış oluyor.

Mesele, kadınları
özgürleştirmek mi?...

Kim yapacak bunu? AKP ve MHP mi? Burada aslında özet olarak söylenmesi gereken söz belki de şudur: "Hadi canım sen de!!"

İslamcıların, gericilerin demagojilerine bakılırsa, türban, kadını evine hapsetmek için değil, tam tersine "özgürleştirmek", toplumsal yaşama katılımını sağlamak içinmiş!... AKP'nin ve MHP'nin de amacı buymuş!

İşte tam bu iddiaya karşılık, geçen hafta açıklanan bazı rakamları ortaya sereceğiz:

"- Ülkemizde, 15-19 yaş grubundaki her yüz kızın 47.5'i evde oturmaya mahkum edilmiştir.

- Ülkemizde 20-24 yaş grubundaki her 100 kızın 58.3'ü evinde oturmaktadır.

- Ülkemizde 25-29 yaş grubundaki genç kızların % 65.8'i ne öğrenim görmekte, ne de çalışmaktadır." (TİSK r***rundan)

Bu oranlar, birçok ülkede, ülkemizdekinin onda biri kadardır.

İşte kadınlarımıza bu ülkede tanınan özgürlüğün sınırları!

Peki AKP'nin bu durumu değiştirmek için bir planı, politikası var mı? MHP'nin bunun için bir politikası var mı? Veya CHP'nin?

Kadınlarımız, genç kızlarımız "türbanlı!" olmadıkları için mi evde kalmaya mahkum oldular? Ama bu oranları yüzde 1'lere, 5'lere indirmiş ülkelerin birçoğunda türban yok... Nasıl açıklayacağız o zaman bu durumu?

Bu sonuç açık ki, türbanla değil, emperyalist tekellerin ve işbirlikçilerinin ekonomi politikalarının sonucudur. Bu sonuç, oligarşinin kendi çıkarları için çeşitli feodal değerleri, gelenekleri toplumsal yaşam içinde sürdürmelerinin sonucudur.

İkiyüzlü burjuva politikası, kadınlarımızın, genç kızlarımızın mevcut sorunlarını yok sayarak, "Türban mağdurlarının sorunu öncelikli, onların mağduriyetine son vereceğiz" diyorlar.

Peki mesela daha geçen hafta Davutpaşa'da onlarcası ölen sigortasız çalışan on milyon emekçinin mağduriyeti ne olacak? AKP'nin bu konuda bir programı var mı? MHP bu konuda hazırlanacak bir yasa tasarısını da desteklemeye hazır mı?... Ya CHP, türbana 'suni gündem' mi diyorsunuz, o zaman bu gerçek gündemleri gündeme getirmeye var mısınız?..

Sigortasız çalıştırma, aynen kadınlarımızı feodal geleneklerle eve hapsetmekte olduğu gibi düzenin bir politikasıdır. Nasıl ki emekçiler iş güvencesi olmayan bu tür işyerlerinde üstelik sefalet ücretine çalışmak zorunda bırakılıyorlarsa, kadınlarımız da feodal geleneklerin esiri olmaya mahkum edilmişlerdir. Ne türban yasaklanarak, ne de türbanın serbest bırakılmasıyla bu sorun çözülmez. Çözülür diyen, yalan söylüyor, halkı aldatıyor. Başta AKP olmak üzere düzen partileri işte bu aldatmacanın politikasını yapıyorlar.

AKP NİN TÜRBANI AMERİKAN BAYRAĞI...
TAYYİP TÜRBANI BAHÇELİYE TAK...

н3к
09-14-2008, 09:52 PM
bacimin iffeti batmakta rezilin gözüne acirim tükrüğe billahi ! Tükürsem yüzüne ..