canazer
09-03-2008, 05:30 PM
Ahlaksızca Olan Hangisi?
Yakın zamana kadar Başbakan'ın danışmanlığını yapan Cüneyt Zapsu diyor ki; "Türbanını çıkar demek, sokaktaki kadına donunu çıkar demekten farksızdır". Elbette Zapsu'nun ağzından çıkanlar, salt kendisinin görüşleri değil, başta Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül olmak üzere tüm AKP'lilerin görüşleridir.
AKP iktidarı, dini, halkı baskı altına alarak, AKP iktidarının destekçisi durumuna getirmenin aracı olarak kullanıyor. Halk ne kadar Sünni İslam zemininde dincileştirilirse, iktidarlarını o kadar sağlamlaştıracaklarını düşünüyorlar.
Düne kadar türbanın bir özgürlük sorunu olduğunu söyleyen gericilik, bugün, "herkes türban taksın, türban takmayan ahlaksızdır" diyor. Türban takıp takmamak ahlaki bir sorunmuş gibi halka dayatılıyor. Elbette, türban burada bir simge görevi görüyor, türbanın arkasına saklanılarak Sünni İslamcılık dayatılıyor.
Demek ki, amaç demokratik bir hakkın savunulması değilmiş
AKP iktidarı, türbanı üniversitelerde serbest bırakan yasa değişikliğini yaparken, bunu bir özgürlük, demokratik hak sorunu şeklinde sunmuştu.
Evet, türban giyiyor diye öğrencilerin üniversitelere alınmaması hak ve özgürlüklerin baskı altına alınmasını içeren bir sorundu. Fakat, AKP iktidarının derdi, bir özgürlük sorununu çözmek değildi. Ki, herhangi bir dönemde özgürlükleri savunduklarının örneği de olmamıştır. Zapsu'nun konuşması, türbanı üniversitelerde serbestleştirmek için yaptıkları Anayasa değişikliğindeki amaçlarının özgürlük olmadığının da itirafıdır.
AKP, bir yandan dini kendi iktidar çıkarları için kullanırken, diğer yandan kimilerinin "ılımlı islam" adını verdikleri, esası Amerikan islamcılığı olan bir anlayış zemininde, toplumu yeniden şekillendirmeye çalışmaktadır. "Ilımlı islam" hem AKP'nin iktidarı için gereklidir, hem Amerika'nın çıkarlarına uygun olandır. Görülmektedir ki, Amerikan islamcılığı'nı örgütlemek, adım adım halkın üzerinde dini gerekçelerle baskı uygulamak anlamına gelmektedir. Kimse, Zapsu'nun "patavatsızlık" ettiğini düşünmemelidir. Bu, bir zihniyetin ve bir politikanın ifadesidir.
Türban, bu baskı politikasının aracı olarak seçilmiş en uygun malzemedir. Türbanın bir hak olduğunu söyleyen islamcılık, türban takmamanın da bir hak olduğunu söylemekten ya kaçınmakta, ya da bu konuda düpedüz takiyye yapmaktadır. Zapsu'nun ahlaksızca açıklaması da, "şeriat" kurallarına uymayanların, mesela türban takmayanlardan içki içenlere kadar halkın birçok kesimine karşı dayatmacılığın devletin resmi politikası şeklinde sürdürüleceğinin göstergesidir.
Bugüne kadar, türbanın hak olup olmadığı tartıştırılırken, yarın türban takmamanın hak olup olmadığı tartışılır duruma gelinebilecektir.
AKP'nin ahlaki bir değeri olabilir mi?
Hatırlanacaktır, ahlakın salt kadın erkek ilişkileriyle sınırlandırılamayacağını, halkı açlığa, yoksulluğa mahkum etmenin, işbirlikçiliğin, halkı aldatmanın, dini kendi çıkarları için kullanmanın, soygunculuk ve talancılığın da ahlaksızlık olduğunu Ve demiştik ki, "Kapitalizmin ahlakını her konuda benimseyenlerin, kadın-erkek ilişkileri özelinde de benimsememeleri için bir neden yoktur."
Zapsu'nun söylediği söz, tam da bu değerlendirmemizi doğrular niteliktedir. Türban takmayan tüm kadınlar, AKP'lilere göre "donsuz"dur. Zapsu, söyledikleriyle tek cümlede kafa yapılarını, ahlak anlayışlarını, kadına bakış açılarını anlatmayı başarmıştır!!!
Türban taktırarak kadınların namusunu korumaktan söz eden AKP'nin, başbakan danışmanı, tüm kadınlara açıktan hakaret etmektedir. Türban takmayan kadınlara bakış açısındaki ahlaksızlık bir yana, söylediği sözler aynı zamanda kadınlara yönelik görülmemiş bir aşağılama ve saygısızlık örneğidir.
Bu kafa yapısının, kapitalizmin kadını cinsel bir meta olarak gören bakış açısından farkı yoktur. Ki, kadına bakış açıları aynı olduğu gibi, din istismarcıları ile kapitalistin ahlakları da aynıdır. Örneğin kadınları cinsel yönden istismar etmede birbirleriyle yarışmaktadırlar. Biri, çocuk yaştaki kızların bedenlerini fuhuş sektöründe pazarlamakta, bir diğeri, çocuk yaştaki kızları parayla satın alarak bilmem kaçıncı imam nikahlı "eşleri(!)" olarak kullanmaktadırlar.
5 yıldır ‘türbanını çıkart' diyen sizin iktidarınız değil mi?!
Zapsu'nun AKP iktidarının düşüncelerini özlü bir şekilde yansıtan konuşması, kendiliğinden çeşitli soruların doğmasına vesile olmuştur.
Örneğin bu sorulardan birisi şudur: Peki 5 yıldır siz iktidar değil miydiniz? 5 yıldır üniversite kapılarında genç kızlara "türbanını çıkar dayatması" sizin siyasi sorumluluğunuz altında gerçekleşmedi mi? 5 yıldır "kadınların donunu çıkarttırmaktan farksız" bu duruma seyirci kalmanıza neden olan şey nedir? İktidar koltuklarında rahat oturabilmek için, soygunu sürdürmek için mi göz yumdunuz bu ahlaksızlığa? Asıl ahlaksızlık bu değil mi?
Zapsu'nun açıklamaları da göstermiştir ki, AKP'lilerin iktidarda kalabilmek için yapamayacakları şey yoktur. Kendi itiraflarından da anlaşılacağı üzere, beş yıldır, kadınlara "don çıkarttırmaktan farksız" gördükleri, türban çıkartma dayatmasına, iktidarlarına zarar gelmemesi için, türban yasağını iktidarda kalma aracı olarak kullanabilmek için ses çıkarmamışlardır.
Demek ki, AKP'liler iktidarları için her türlü ahlaksızlığı, namussuzluğu yapacak bir anlayıştadırlar. Diğer yandan, yasalara göre bugün halen üniversite öncesi eğitim dönemlerinde kızların türbanları çıkarttırılmaktadır, keza "kamu kurumlarında" çalışanların türbanları da çıkarttırılmaktadır. Demek ki, AKP iktidarı, Zapsu'nun tarif ettiği kadınların "donlarını" çıkarttırma ahlaksızlığını sürdürüyor.
AKP için, din, ahlak, inanç, değer, hepsi iktidar olma aracıdır. Bunları, gerçekte savunmadıkları içindir ki, birçok söylemlerinde, attıkları adımlarda açık veriyorlar.
Türbana ilişkin bir açıklama yapıyorlar, kendi ahlaksızlıklarını gösteriyorlar. İslamın her türlü söylemini halkı kandırmak için kullanıyorlar, diğer yandan İslam ülkelerine karşı, "Hıristiyan Amerika"nın taşeronluğunu yapıyorlar, dini dayanak olarak kullanıp haram üzerine ahkam kesiyorlar, diğer yandan haramın içine öyle dalıyorlar ki, boğazlarından tek bir helal lokma geçmiyor.
İktidarları döneminde daha açık görülmüştür ki, gerçekte her yönüyle ahlaksız olan kendileridir, fakat çıkarları söz konusu olduğunda her türlü ahlaksızlığı ahlak diye yutturmaya çalışabilir, başkalarını suçlayabilir, ellerindeki gücü kullanarak cezalandırabilirler. Zapsu'nun, türbanla donu aynı kefeye koyan açıklamasıyla ortaya koyduğu AKP anlayışı budur. Bu kafa yapısının, çıkarları için yapamayacağı bir şeyin olmadığı görülmektedir. Dün bu sözleri söyleyemezlerdi, bugün rahatlıkla söyleyebiliyorlar. Bu, daha fazla güçlendiklerinde yarın yapabileceklerinin ip ucudur. Başarabilirler ya da başaramazlar, fakat AKP'nin dini zeminde toplumu yeniden şekillendirmeye çalıştığından, bunu sürdüreceğinden kuşku duyulamaz.
Yakın zamana kadar Başbakan'ın danışmanlığını yapan Cüneyt Zapsu diyor ki; "Türbanını çıkar demek, sokaktaki kadına donunu çıkar demekten farksızdır". Elbette Zapsu'nun ağzından çıkanlar, salt kendisinin görüşleri değil, başta Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül olmak üzere tüm AKP'lilerin görüşleridir.
AKP iktidarı, dini, halkı baskı altına alarak, AKP iktidarının destekçisi durumuna getirmenin aracı olarak kullanıyor. Halk ne kadar Sünni İslam zemininde dincileştirilirse, iktidarlarını o kadar sağlamlaştıracaklarını düşünüyorlar.
Düne kadar türbanın bir özgürlük sorunu olduğunu söyleyen gericilik, bugün, "herkes türban taksın, türban takmayan ahlaksızdır" diyor. Türban takıp takmamak ahlaki bir sorunmuş gibi halka dayatılıyor. Elbette, türban burada bir simge görevi görüyor, türbanın arkasına saklanılarak Sünni İslamcılık dayatılıyor.
Demek ki, amaç demokratik bir hakkın savunulması değilmiş
AKP iktidarı, türbanı üniversitelerde serbest bırakan yasa değişikliğini yaparken, bunu bir özgürlük, demokratik hak sorunu şeklinde sunmuştu.
Evet, türban giyiyor diye öğrencilerin üniversitelere alınmaması hak ve özgürlüklerin baskı altına alınmasını içeren bir sorundu. Fakat, AKP iktidarının derdi, bir özgürlük sorununu çözmek değildi. Ki, herhangi bir dönemde özgürlükleri savunduklarının örneği de olmamıştır. Zapsu'nun konuşması, türbanı üniversitelerde serbestleştirmek için yaptıkları Anayasa değişikliğindeki amaçlarının özgürlük olmadığının da itirafıdır.
AKP, bir yandan dini kendi iktidar çıkarları için kullanırken, diğer yandan kimilerinin "ılımlı islam" adını verdikleri, esası Amerikan islamcılığı olan bir anlayış zemininde, toplumu yeniden şekillendirmeye çalışmaktadır. "Ilımlı islam" hem AKP'nin iktidarı için gereklidir, hem Amerika'nın çıkarlarına uygun olandır. Görülmektedir ki, Amerikan islamcılığı'nı örgütlemek, adım adım halkın üzerinde dini gerekçelerle baskı uygulamak anlamına gelmektedir. Kimse, Zapsu'nun "patavatsızlık" ettiğini düşünmemelidir. Bu, bir zihniyetin ve bir politikanın ifadesidir.
Türban, bu baskı politikasının aracı olarak seçilmiş en uygun malzemedir. Türbanın bir hak olduğunu söyleyen islamcılık, türban takmamanın da bir hak olduğunu söylemekten ya kaçınmakta, ya da bu konuda düpedüz takiyye yapmaktadır. Zapsu'nun ahlaksızca açıklaması da, "şeriat" kurallarına uymayanların, mesela türban takmayanlardan içki içenlere kadar halkın birçok kesimine karşı dayatmacılığın devletin resmi politikası şeklinde sürdürüleceğinin göstergesidir.
Bugüne kadar, türbanın hak olup olmadığı tartıştırılırken, yarın türban takmamanın hak olup olmadığı tartışılır duruma gelinebilecektir.
AKP'nin ahlaki bir değeri olabilir mi?
Hatırlanacaktır, ahlakın salt kadın erkek ilişkileriyle sınırlandırılamayacağını, halkı açlığa, yoksulluğa mahkum etmenin, işbirlikçiliğin, halkı aldatmanın, dini kendi çıkarları için kullanmanın, soygunculuk ve talancılığın da ahlaksızlık olduğunu Ve demiştik ki, "Kapitalizmin ahlakını her konuda benimseyenlerin, kadın-erkek ilişkileri özelinde de benimsememeleri için bir neden yoktur."
Zapsu'nun söylediği söz, tam da bu değerlendirmemizi doğrular niteliktedir. Türban takmayan tüm kadınlar, AKP'lilere göre "donsuz"dur. Zapsu, söyledikleriyle tek cümlede kafa yapılarını, ahlak anlayışlarını, kadına bakış açılarını anlatmayı başarmıştır!!!
Türban taktırarak kadınların namusunu korumaktan söz eden AKP'nin, başbakan danışmanı, tüm kadınlara açıktan hakaret etmektedir. Türban takmayan kadınlara bakış açısındaki ahlaksızlık bir yana, söylediği sözler aynı zamanda kadınlara yönelik görülmemiş bir aşağılama ve saygısızlık örneğidir.
Bu kafa yapısının, kapitalizmin kadını cinsel bir meta olarak gören bakış açısından farkı yoktur. Ki, kadına bakış açıları aynı olduğu gibi, din istismarcıları ile kapitalistin ahlakları da aynıdır. Örneğin kadınları cinsel yönden istismar etmede birbirleriyle yarışmaktadırlar. Biri, çocuk yaştaki kızların bedenlerini fuhuş sektöründe pazarlamakta, bir diğeri, çocuk yaştaki kızları parayla satın alarak bilmem kaçıncı imam nikahlı "eşleri(!)" olarak kullanmaktadırlar.
5 yıldır ‘türbanını çıkart' diyen sizin iktidarınız değil mi?!
Zapsu'nun AKP iktidarının düşüncelerini özlü bir şekilde yansıtan konuşması, kendiliğinden çeşitli soruların doğmasına vesile olmuştur.
Örneğin bu sorulardan birisi şudur: Peki 5 yıldır siz iktidar değil miydiniz? 5 yıldır üniversite kapılarında genç kızlara "türbanını çıkar dayatması" sizin siyasi sorumluluğunuz altında gerçekleşmedi mi? 5 yıldır "kadınların donunu çıkarttırmaktan farksız" bu duruma seyirci kalmanıza neden olan şey nedir? İktidar koltuklarında rahat oturabilmek için, soygunu sürdürmek için mi göz yumdunuz bu ahlaksızlığa? Asıl ahlaksızlık bu değil mi?
Zapsu'nun açıklamaları da göstermiştir ki, AKP'lilerin iktidarda kalabilmek için yapamayacakları şey yoktur. Kendi itiraflarından da anlaşılacağı üzere, beş yıldır, kadınlara "don çıkarttırmaktan farksız" gördükleri, türban çıkartma dayatmasına, iktidarlarına zarar gelmemesi için, türban yasağını iktidarda kalma aracı olarak kullanabilmek için ses çıkarmamışlardır.
Demek ki, AKP'liler iktidarları için her türlü ahlaksızlığı, namussuzluğu yapacak bir anlayıştadırlar. Diğer yandan, yasalara göre bugün halen üniversite öncesi eğitim dönemlerinde kızların türbanları çıkarttırılmaktadır, keza "kamu kurumlarında" çalışanların türbanları da çıkarttırılmaktadır. Demek ki, AKP iktidarı, Zapsu'nun tarif ettiği kadınların "donlarını" çıkarttırma ahlaksızlığını sürdürüyor.
AKP için, din, ahlak, inanç, değer, hepsi iktidar olma aracıdır. Bunları, gerçekte savunmadıkları içindir ki, birçok söylemlerinde, attıkları adımlarda açık veriyorlar.
Türbana ilişkin bir açıklama yapıyorlar, kendi ahlaksızlıklarını gösteriyorlar. İslamın her türlü söylemini halkı kandırmak için kullanıyorlar, diğer yandan İslam ülkelerine karşı, "Hıristiyan Amerika"nın taşeronluğunu yapıyorlar, dini dayanak olarak kullanıp haram üzerine ahkam kesiyorlar, diğer yandan haramın içine öyle dalıyorlar ki, boğazlarından tek bir helal lokma geçmiyor.
İktidarları döneminde daha açık görülmüştür ki, gerçekte her yönüyle ahlaksız olan kendileridir, fakat çıkarları söz konusu olduğunda her türlü ahlaksızlığı ahlak diye yutturmaya çalışabilir, başkalarını suçlayabilir, ellerindeki gücü kullanarak cezalandırabilirler. Zapsu'nun, türbanla donu aynı kefeye koyan açıklamasıyla ortaya koyduğu AKP anlayışı budur. Bu kafa yapısının, çıkarları için yapamayacağı bir şeyin olmadığı görülmektedir. Dün bu sözleri söyleyemezlerdi, bugün rahatlıkla söyleyebiliyorlar. Bu, daha fazla güçlendiklerinde yarın yapabileceklerinin ip ucudur. Başarabilirler ya da başaramazlar, fakat AKP'nin dini zeminde toplumu yeniden şekillendirmeye çalıştığından, bunu sürdüreceğinden kuşku duyulamaz.