canazer
09-03-2008, 04:57 PM
Fethullah Gülen Okulları'nın kapatılma gerekçesi: ABD ve İngiltere Adına Ajanlık
Tanzanya'da açılan okulla birlikte, 'Fethullah Gülen Okulları'nın sayısı 500'ü buldu. Okulun açılışına, AKP milletvekileri ve bürokratları da katılım gösterirken, Çetin Altan ve Mehmet Altan gibi isimlerin de yer alması, Gülen'in burjuva partiler için olduğu kadar, Avrupacı ve Amerikancılar için de "önemini" gözler önüne serdi.
Tam 500 okul! Her birinin yapımı, faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli olan paranın, Türkiye dahil bir çok devletin "boyunu aşan" bir miktar olduğu kuşkusuz. Aynı şekilde, onlarca ülke ile diplomatik ilişkiler kurmak, izin almak da birkaç "vakıf"ın ya da "kişi" olarak bir zat-ı muhteremin "yetenekleri" ile açıklanamaz. O zaman; Fethullah Gülen, sırtını kime, hangi güçlere dayamaktadır? Görünen, resmi, meşru hiçbir ticari faaliyeti bulunmamasına karşın, "hayırseverlik" sınırlarını aşan 500 okula hangi değirmenden kaynak akmaktadır?
Aslında bizce bilinen bu sorulara somut cevap olacak gelişmeler, eski Sovyet Cumhuriyetleri'nde yaşanıyor. Birbiri ardısıra Amerika-Avrupa patentli "kitlesel" darbelerin gerçekleştiği bu ülkelerde, emperyalistlerin benzeri darbeleri yayma çabaları sürüyor. Baş hedef, Rusya. Onu, Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkeler izliyor. Tam da bu noktada, bu ülkelerin yönetimleri ülkelerinde bulunan "sivil toplum kuruluşları"nı mercek altına aldılar. Çünkü, biliniyordu ki, darbeler bu tür kuruluşlar tarafından örgütleniyor, Amerika ve Avrupa tarafından finanse ediliyordu. Amerika'nın bölgeye "ilgisine" paralel olarak Fethullah Gülen'in de "okulları" aracılığıyla yoğunlaşan ilgisi, kuşkusuz bu ülkelerin yönetimleri tarafından tesadüf olarak görülemeyecek bir durumdur.
Rusya Federasyonu'nun, ülke içinde "istikrarsızlık unsuru" olarak gördüğü kuruluşlar arasında "Fethullah Gülen Okulları"nın da bulunması bu yanıyla tesadüf değildir. İşte bundan dolayı; "Rusya Federasyonu, 2001 yılından bu yana, Fethullah Gülen'e ait 16 okulu kapattı, 2003 yılında Baş*********'daki Gülen okullarında çalışan 10 öğretmeni sınır dışı etti, sınır dışı edilen öğretmen sayısı son bir yıl içinde 50'ye yaklaştı. Rus gizli servisi FSB, bu okullarda Rusya Federasyonu'nun ulusal güvenliğine aykırı eğitim ve öğretim yapıldığını ortaya çıkardı. Bu okullarda çalışan öğretmenlerin, ABD ve İngiltere adına ajanlık yaptığı, Türk cumhuriyetlerinde bazı darbe girişimlerine karıştığı, yine bu ülkelerde patlak veren bazı iç karışıklıklarda rol oynadığını saptadı. Fethullah Gülen'in Rusya'daki temsilcisi Tolerans Vakfı Başkanı Mustafa Kemal Şirin'in de Eylül 2003 tarihinde Rusya Federasyonu'na girişi yasaklandı." (Cumhuriyet, 9 Şubat)
Gülen'in halen; Azerbaycan, Nahçıvan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan'da onlarca üniversite, lise, ilköğretim okulu ve dil merkezi bulunuyor. Özbekistan'daki okulları ise, Devlet Başkanı İslam Kerimov tarafından "kendisine yönelik suikasta adı karışanlardan bazılarının Gülen cemaatine mensup olduğunun" anlaşılması üzerine, 1999-2000 yıllarında kapatılmıştı.
Amerikan emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesi'nin parçası olan "Ilımlı İslam"da rol biçilen Fethullah'ın neden yıllardır Amerika'da yaşadığını da cevaplayan bu gelişmeler, bu cemaatin ülkemizdeki misyonunu da göstermektedir.
1980'lerin "Yeşil Kuşağı" neyse, bugün "Ilımlı İslam" da odur. Konjonktürel olarak emperyalizmin karşısında olan radikal islamcılığa karşı da "panzehir" olarak görülen Fethullah, bu emperyalist projenin en önemli misyoneridir. Bu misyonerliği başta olmak üzere, emperyalizme hizmetleri karşılığında kollanmakta, dünyanın dört bir yanında okullar açabilmekte, ABD'de yaşamaktadır.
Irak ve Filistin'deki emperyalist, siyonist katliamlara tek damla gözyaşı dökmeyen, "duygu adamı" Fethullah; salya-sümük verdiği vaazlarla inanan insanları aldatan, dini emperyalizmin çıkarları için kullanan bir şarlatandır. Bu misyonundan dolayı, Fethullahçı yayınlarda, örgütlenen emekçi halka ve devrimcilere yönelik kontra haberler hiç eksik olmamaktadır. Her koşulda iktidar güçleri ile, polisle kolkoladırlar, asla emperyalizme yönelik eleştiriler, teşhir yoktur bu yayınlarda.
İşte tüm bu gerçeklerden dolayı; Fethullah Gülen çizgisi ve ona ait yayınlara karşı ideolojik mücadele, sadece kontrgerillanın psikolojik savaşına, gericiliğe karşı mücadele değil, aynı zamanda emperyalizme ve işbirlikçiliğe karşı mücadeledir.
Tanzanya'da açılan okulla birlikte, 'Fethullah Gülen Okulları'nın sayısı 500'ü buldu. Okulun açılışına, AKP milletvekileri ve bürokratları da katılım gösterirken, Çetin Altan ve Mehmet Altan gibi isimlerin de yer alması, Gülen'in burjuva partiler için olduğu kadar, Avrupacı ve Amerikancılar için de "önemini" gözler önüne serdi.
Tam 500 okul! Her birinin yapımı, faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli olan paranın, Türkiye dahil bir çok devletin "boyunu aşan" bir miktar olduğu kuşkusuz. Aynı şekilde, onlarca ülke ile diplomatik ilişkiler kurmak, izin almak da birkaç "vakıf"ın ya da "kişi" olarak bir zat-ı muhteremin "yetenekleri" ile açıklanamaz. O zaman; Fethullah Gülen, sırtını kime, hangi güçlere dayamaktadır? Görünen, resmi, meşru hiçbir ticari faaliyeti bulunmamasına karşın, "hayırseverlik" sınırlarını aşan 500 okula hangi değirmenden kaynak akmaktadır?
Aslında bizce bilinen bu sorulara somut cevap olacak gelişmeler, eski Sovyet Cumhuriyetleri'nde yaşanıyor. Birbiri ardısıra Amerika-Avrupa patentli "kitlesel" darbelerin gerçekleştiği bu ülkelerde, emperyalistlerin benzeri darbeleri yayma çabaları sürüyor. Baş hedef, Rusya. Onu, Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkeler izliyor. Tam da bu noktada, bu ülkelerin yönetimleri ülkelerinde bulunan "sivil toplum kuruluşları"nı mercek altına aldılar. Çünkü, biliniyordu ki, darbeler bu tür kuruluşlar tarafından örgütleniyor, Amerika ve Avrupa tarafından finanse ediliyordu. Amerika'nın bölgeye "ilgisine" paralel olarak Fethullah Gülen'in de "okulları" aracılığıyla yoğunlaşan ilgisi, kuşkusuz bu ülkelerin yönetimleri tarafından tesadüf olarak görülemeyecek bir durumdur.
Rusya Federasyonu'nun, ülke içinde "istikrarsızlık unsuru" olarak gördüğü kuruluşlar arasında "Fethullah Gülen Okulları"nın da bulunması bu yanıyla tesadüf değildir. İşte bundan dolayı; "Rusya Federasyonu, 2001 yılından bu yana, Fethullah Gülen'e ait 16 okulu kapattı, 2003 yılında Baş*********'daki Gülen okullarında çalışan 10 öğretmeni sınır dışı etti, sınır dışı edilen öğretmen sayısı son bir yıl içinde 50'ye yaklaştı. Rus gizli servisi FSB, bu okullarda Rusya Federasyonu'nun ulusal güvenliğine aykırı eğitim ve öğretim yapıldığını ortaya çıkardı. Bu okullarda çalışan öğretmenlerin, ABD ve İngiltere adına ajanlık yaptığı, Türk cumhuriyetlerinde bazı darbe girişimlerine karıştığı, yine bu ülkelerde patlak veren bazı iç karışıklıklarda rol oynadığını saptadı. Fethullah Gülen'in Rusya'daki temsilcisi Tolerans Vakfı Başkanı Mustafa Kemal Şirin'in de Eylül 2003 tarihinde Rusya Federasyonu'na girişi yasaklandı." (Cumhuriyet, 9 Şubat)
Gülen'in halen; Azerbaycan, Nahçıvan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan'da onlarca üniversite, lise, ilköğretim okulu ve dil merkezi bulunuyor. Özbekistan'daki okulları ise, Devlet Başkanı İslam Kerimov tarafından "kendisine yönelik suikasta adı karışanlardan bazılarının Gülen cemaatine mensup olduğunun" anlaşılması üzerine, 1999-2000 yıllarında kapatılmıştı.
Amerikan emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesi'nin parçası olan "Ilımlı İslam"da rol biçilen Fethullah'ın neden yıllardır Amerika'da yaşadığını da cevaplayan bu gelişmeler, bu cemaatin ülkemizdeki misyonunu da göstermektedir.
1980'lerin "Yeşil Kuşağı" neyse, bugün "Ilımlı İslam" da odur. Konjonktürel olarak emperyalizmin karşısında olan radikal islamcılığa karşı da "panzehir" olarak görülen Fethullah, bu emperyalist projenin en önemli misyoneridir. Bu misyonerliği başta olmak üzere, emperyalizme hizmetleri karşılığında kollanmakta, dünyanın dört bir yanında okullar açabilmekte, ABD'de yaşamaktadır.
Irak ve Filistin'deki emperyalist, siyonist katliamlara tek damla gözyaşı dökmeyen, "duygu adamı" Fethullah; salya-sümük verdiği vaazlarla inanan insanları aldatan, dini emperyalizmin çıkarları için kullanan bir şarlatandır. Bu misyonundan dolayı, Fethullahçı yayınlarda, örgütlenen emekçi halka ve devrimcilere yönelik kontra haberler hiç eksik olmamaktadır. Her koşulda iktidar güçleri ile, polisle kolkoladırlar, asla emperyalizme yönelik eleştiriler, teşhir yoktur bu yayınlarda.
İşte tüm bu gerçeklerden dolayı; Fethullah Gülen çizgisi ve ona ait yayınlara karşı ideolojik mücadele, sadece kontrgerillanın psikolojik savaşına, gericiliğe karşı mücadele değil, aynı zamanda emperyalizme ve işbirlikçiliğe karşı mücadeledir.