canazer
08-24-2008, 03:53 PM
Mülkiyetçi Anlayışlar Çatışıyor
İsrail Katlediyor
Filistin’de bir yandan İsrail zulmü sürerken, diğer taraftan Filistinli direniş örgütlerinden El Fetih ve Hamas, İsrail’e karşı halkın ortak direnişini örgütlemeleri gerekirken, birbirleriyle çatışmayı sürdürüyor.
Ortadoğu ülkelerindeki etkili direniş güçlerinin en temel zaafını da bu oluşturuyor. Kimisi milliyetçi, kimisi islamcı olan bu örgütlerin, ortak yönlerini mülkiyetçilik oluşturuyor. Yani, islamcılıkla milliyetçilik, mülkiyetçilikte buluşuyor ve bu mülkiyetçilik, iç çatışmanın zeminini oluşturuyor.
Mülkiyetçilik; bu direniş güçlerinin, bir yandan işgalciye karşı mücadele ederken, diğer yandan kendi içlerinde halkın genel çıkarlarını, emperyalizme ve işbirlikçilere karşı kurtuluş savaşının gereklerini dikkate almayan bir iktidar kavgası yürütmelerine neden oluyor. Mülkiyetçilik, iç sorunlarını demokratik yollardan çözmelerini, halka dayanarak çözümler üretmelerini engelliyor. Çözümü birbirleriyle çatışmakta buluyorlar. Emperyalistler ve işgalciler de bunu değerlendiriyorlar.
Irak direniş güçlerinin de, işgale karşı mücadelesini zayıflatan bu durum, Filistin direnişinin de halen en önemli zaaflarından biri durumundadır.
Filistinli Öldürmek Şaka
30 Temmuz’da işgal altındaki Batı-Şeria’da, bir “güvenlik duvarı” inşaatını protesto eden Filistinli köylüler, İsrail askerleri tarafından kurşunlandı, 10 yaşındaki Ahmet Musa yaşamını yitirdi, 15 Filistinli’de yaralandı.
İsrail’in ördüğü duvar, hem köylülerin arazilerinin üzerine inşaa ediliyor, hem de köyü bir hapishane haline getiriyordu. Göstericilerin kurşunlanması emrini veren, İsrailli komutan, emrin bir ‘şaka’ olduğunu, amaçlarının Filistinlileri korkutmak olduğunu söyleyerek, “Emrimdeki askerlere ‘Onları çabuk vurun’ diyerek sık sık şaka yaparım” dedi. Emri yerine getiren askerler ise, ifadelerinde “Şaka değildi. Komutanın emrini dinledik” dedi.
Katillerin gerekçeleri de, ülke farkı gözetmeksizin birbirine benziyor. İsrailli katiller, Filistinlileri katleden kurşunların, şaka olduğunu iddia ederek, kendilerini savunabiliyorlar. Katliam emri veren komutan önce “10 günlük görevden uzaklaştırma cezası” alırken, fazla teşhir olmalarından olsa gerek, sonra tamamen görevinden alındığı açıklandı. Filistinli halka yönelik katliam emri vermenin, en üst boyuttaki cezası da bu olsa gerek.
Günde 70 Filistinli Cesedi
İsrailli iki gazetecinin yazdıkları “Bumerang” isimli kitaba göre, ‹srail Başbakan Yardımcısı fiaul Mofaz, Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde, “günde 70 Filistinli’nin cesedini” istemiş. Bu söz, İsrail’in Filistin halkına karşı nasıl bir savaş sürdürdüğünü anlatmaktadır. Mofaz’ın sözü bir faraza değildir, İsrail, işgalini katliamlar üzerine oturtmuştur, bu söz de katliamcılığın özlü bir ifadesidir.
İşgalci, Katil İsrail İç Çatışmada ‘Kurtarıcı’
Gazze’de Hamas, El Fetih’lilere saldırıyor, Batı Şeria’da ise El-Fetih’liler Hamas üyelerine...
Gazze’de meydana gelen ve Hamas üyelerinin ölümlerine neden olan patlamalardan El Fetih üyelerini sorumlu tutan Hamas, çok sayıda El Fetih üyesini tutuklamıştı. Tutuklananlar arasında, FKÖ yönetim kurulu üyeleri de bulunuyor.
Saldırılardan sorumlu olduklarına ilişkin iddiaları reddeden El Fetih’in, tutuklananların serbest bırakılması çağrısına karşılık verilmedi ve iki örgüt arasındaki çatışmalar sürdü. Batı Şeria’da ise, El Fetih militanları, Hamas’ın liderlerinden, Dr. Muhammed Gazal’ı kaçırdı ve Hamas’ı, Gazze’de El Fetih’e yönelik saldırılarını hemen durdurmaması halinde, Dr. Gazal’ı öldürmekle tehdit etti.
Gazze’de çeşitli bölgelerde operasyonlar yapan Hamas’lılar ile El Fetih üyeleri arasında yaşanan çatışmalarda, 2 Filistinli yaşamını yitirdi, Hamas tarafından kuşatılan bir mahallenin elektrik ve suyunun da kesildiği belirtildi.
Bu tablo, İsrail için kullanılacak bir fırsat yaratıyor. Filistinliler arasındaki çatışmadan yararlanan İsrail, aynı zamanda da, Hamas’tan kaçan El Fetih taraftarları için “güvenlik koridoru” oluşturarak, ‘kurtarıcı rolüne’ soyunuyor.
Tablo, çatışan her iki tarafın, mülkiyet ve iktidar hırsıyla gözlerinin ne kadar kör olduğunu da gösteriyor. Onyıllardan bu yana, Filistin halkının kanını döken işgalci gücün bu konumu kabullenilebiliyor.
Günde 70 Filistinli’nin cesedini isteyen, kitlenin üzerine ateş açıp katleden, yaptıkları katliamların yanında Filistin halkına her zulmü uygulayan ‹srail, bir yandan katlederken, diğer yandan ‘kurtarıcı’ olabiliyor.
Açık ki, Filistin halkının kurtuluş mücadelesi, aynı zamanda direnişinin birliğini yaratmakla başarıya ulaşacaktır. Filistin halkının, direnişe zarar veren bu mülkiyetçi anlayışları da mahkum etmesi gerekiyor.
İsrail Katlediyor
Filistin’de bir yandan İsrail zulmü sürerken, diğer taraftan Filistinli direniş örgütlerinden El Fetih ve Hamas, İsrail’e karşı halkın ortak direnişini örgütlemeleri gerekirken, birbirleriyle çatışmayı sürdürüyor.
Ortadoğu ülkelerindeki etkili direniş güçlerinin en temel zaafını da bu oluşturuyor. Kimisi milliyetçi, kimisi islamcı olan bu örgütlerin, ortak yönlerini mülkiyetçilik oluşturuyor. Yani, islamcılıkla milliyetçilik, mülkiyetçilikte buluşuyor ve bu mülkiyetçilik, iç çatışmanın zeminini oluşturuyor.
Mülkiyetçilik; bu direniş güçlerinin, bir yandan işgalciye karşı mücadele ederken, diğer yandan kendi içlerinde halkın genel çıkarlarını, emperyalizme ve işbirlikçilere karşı kurtuluş savaşının gereklerini dikkate almayan bir iktidar kavgası yürütmelerine neden oluyor. Mülkiyetçilik, iç sorunlarını demokratik yollardan çözmelerini, halka dayanarak çözümler üretmelerini engelliyor. Çözümü birbirleriyle çatışmakta buluyorlar. Emperyalistler ve işgalciler de bunu değerlendiriyorlar.
Irak direniş güçlerinin de, işgale karşı mücadelesini zayıflatan bu durum, Filistin direnişinin de halen en önemli zaaflarından biri durumundadır.
Filistinli Öldürmek Şaka
30 Temmuz’da işgal altındaki Batı-Şeria’da, bir “güvenlik duvarı” inşaatını protesto eden Filistinli köylüler, İsrail askerleri tarafından kurşunlandı, 10 yaşındaki Ahmet Musa yaşamını yitirdi, 15 Filistinli’de yaralandı.
İsrail’in ördüğü duvar, hem köylülerin arazilerinin üzerine inşaa ediliyor, hem de köyü bir hapishane haline getiriyordu. Göstericilerin kurşunlanması emrini veren, İsrailli komutan, emrin bir ‘şaka’ olduğunu, amaçlarının Filistinlileri korkutmak olduğunu söyleyerek, “Emrimdeki askerlere ‘Onları çabuk vurun’ diyerek sık sık şaka yaparım” dedi. Emri yerine getiren askerler ise, ifadelerinde “Şaka değildi. Komutanın emrini dinledik” dedi.
Katillerin gerekçeleri de, ülke farkı gözetmeksizin birbirine benziyor. İsrailli katiller, Filistinlileri katleden kurşunların, şaka olduğunu iddia ederek, kendilerini savunabiliyorlar. Katliam emri veren komutan önce “10 günlük görevden uzaklaştırma cezası” alırken, fazla teşhir olmalarından olsa gerek, sonra tamamen görevinden alındığı açıklandı. Filistinli halka yönelik katliam emri vermenin, en üst boyuttaki cezası da bu olsa gerek.
Günde 70 Filistinli Cesedi
İsrailli iki gazetecinin yazdıkları “Bumerang” isimli kitaba göre, ‹srail Başbakan Yardımcısı fiaul Mofaz, Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde, “günde 70 Filistinli’nin cesedini” istemiş. Bu söz, İsrail’in Filistin halkına karşı nasıl bir savaş sürdürdüğünü anlatmaktadır. Mofaz’ın sözü bir faraza değildir, İsrail, işgalini katliamlar üzerine oturtmuştur, bu söz de katliamcılığın özlü bir ifadesidir.
İşgalci, Katil İsrail İç Çatışmada ‘Kurtarıcı’
Gazze’de Hamas, El Fetih’lilere saldırıyor, Batı Şeria’da ise El-Fetih’liler Hamas üyelerine...
Gazze’de meydana gelen ve Hamas üyelerinin ölümlerine neden olan patlamalardan El Fetih üyelerini sorumlu tutan Hamas, çok sayıda El Fetih üyesini tutuklamıştı. Tutuklananlar arasında, FKÖ yönetim kurulu üyeleri de bulunuyor.
Saldırılardan sorumlu olduklarına ilişkin iddiaları reddeden El Fetih’in, tutuklananların serbest bırakılması çağrısına karşılık verilmedi ve iki örgüt arasındaki çatışmalar sürdü. Batı Şeria’da ise, El Fetih militanları, Hamas’ın liderlerinden, Dr. Muhammed Gazal’ı kaçırdı ve Hamas’ı, Gazze’de El Fetih’e yönelik saldırılarını hemen durdurmaması halinde, Dr. Gazal’ı öldürmekle tehdit etti.
Gazze’de çeşitli bölgelerde operasyonlar yapan Hamas’lılar ile El Fetih üyeleri arasında yaşanan çatışmalarda, 2 Filistinli yaşamını yitirdi, Hamas tarafından kuşatılan bir mahallenin elektrik ve suyunun da kesildiği belirtildi.
Bu tablo, İsrail için kullanılacak bir fırsat yaratıyor. Filistinliler arasındaki çatışmadan yararlanan İsrail, aynı zamanda da, Hamas’tan kaçan El Fetih taraftarları için “güvenlik koridoru” oluşturarak, ‘kurtarıcı rolüne’ soyunuyor.
Tablo, çatışan her iki tarafın, mülkiyet ve iktidar hırsıyla gözlerinin ne kadar kör olduğunu da gösteriyor. Onyıllardan bu yana, Filistin halkının kanını döken işgalci gücün bu konumu kabullenilebiliyor.
Günde 70 Filistinli’nin cesedini isteyen, kitlenin üzerine ateş açıp katleden, yaptıkları katliamların yanında Filistin halkına her zulmü uygulayan ‹srail, bir yandan katlederken, diğer yandan ‘kurtarıcı’ olabiliyor.
Açık ki, Filistin halkının kurtuluş mücadelesi, aynı zamanda direnişinin birliğini yaratmakla başarıya ulaşacaktır. Filistin halkının, direnişe zarar veren bu mülkiyetçi anlayışları da mahkum etmesi gerekiyor.