canazer
08-24-2008, 03:44 PM
‘Erkeklerimiz ülkeyi savunurken neden bir köşede duralım?’
“Burası doğup büyüdüğümüz ülke. Erkeklerimiz ülkeyi savunurken neden bir köşede duralım? Kadınları durduran ne?”
“Amerikalılar kocamı aldı. Evimizi yıktı. Hiçbir şeyimiz kalmadı... Sessiz kalmayacağız, bombalar dahil her şeyi kullanarak cevap vereceğiz...”
Onların ülkesi de işgal altında. Onlar da zulüm görüyor ve onlar emperyalist vahşetin sonuçlarını, en ağır biçimde yaşıyorlar. Öyleyse?
Öyleyse neden dışında kalsınlar direnişin? İşte bu gerçek karşısında feodal, dini, geleneksel engeller birer birer aşılıyor ve Iraklı kadınlar, direnişte artan ölçüde yer alıyorlar. Hem de feda savaşçıları olarak.
İşgalciler, yeni gelişen bu olguyu ürpererek izliyorlar. ABD ordusunun verilerine göre, 2007 yılında kadınların yaptığı feda eylemi sayısı toplam 8 iken, 2008 yılının ilk 7 ayında bu sayı 23 olmuş durumda.
İşgal altındaki Irak’ta, işgalcilere karşı silahlanan ve feda eylemi yapan kadın sayısında belirgin bir artış yaşanıyor.
Silah kuşanan, fedaya hazırlanan kadınlar, kasetler ve başka araçlarla savaşa neden katıldıklarını açıklarken, tüm kadınlara da silah kuşanma çağrısı yapıyorlar.
Kadınlar, elde silah, işgal nedeniyle her gün insanların öldüğü, kadınların çocuklarını, eşlerini, yakınlarını kaybettiği bir ülkede, kadınların durması için bir neden olmadığını anlatıyorlar.
Iraklı kadın örgütü Emel’in başkanı Henaa Edvar, “ABD ya da Iraklı askerlerinin yarattığı şiddet, intikam duygusuna itecek. Özellikle kocalar öldürüldüğünde. Sanırım kadın intihar eylemlerinin ana nedeni bu” diyor.
Feda eylemlerin dini motivasyonla, çeşitli zorlamalarla, şartlandırmalarla yapıldığını söyleyen emperyalist teoriler gerçeği yansıtmıyor. Feda eylemlerinin asıl nedenini, asıl motivasyon kaynağını Irak’lı kadınların anlatımları ifade ediyor. Bu neden bir bütün olarak emperyalizmin zulmü ve yaşattıklarıdır. Bu gerçek, Irak’lıların işgal altında bir yaşamın söz konusu olmadığını, ne pahasına olursa olsun işgalciyi ülkeden kovmak gerektiğini görmüş olmalarıdır.
Amerikan emperyalizmi Irak’ın işgalinden bu yana, halka yaşatmadığını bırakmadı. işkenceler, tecavüzler, inançlara saldırılar, çocuk, kadın, yaşlı genç herhangi bir ayrıma bile tabi tutmadan bombalamalar, katliamlar, infazlar, tek kelime ile uygulanan vahşet, halkı canını tereddütsüz feda edecek düzeyde direnişini ortaya çıkaran maddi nedenlerdir.
“Burası doğup büyüdüğümüz ülke. Erkeklerimiz ülkeyi savunurken neden bir köşede duralım? Kadınları durduran ne?”
“Amerikalılar kocamı aldı. Evimizi yıktı. Hiçbir şeyimiz kalmadı... Sessiz kalmayacağız, bombalar dahil her şeyi kullanarak cevap vereceğiz...”
Onların ülkesi de işgal altında. Onlar da zulüm görüyor ve onlar emperyalist vahşetin sonuçlarını, en ağır biçimde yaşıyorlar. Öyleyse?
Öyleyse neden dışında kalsınlar direnişin? İşte bu gerçek karşısında feodal, dini, geleneksel engeller birer birer aşılıyor ve Iraklı kadınlar, direnişte artan ölçüde yer alıyorlar. Hem de feda savaşçıları olarak.
İşgalciler, yeni gelişen bu olguyu ürpererek izliyorlar. ABD ordusunun verilerine göre, 2007 yılında kadınların yaptığı feda eylemi sayısı toplam 8 iken, 2008 yılının ilk 7 ayında bu sayı 23 olmuş durumda.
İşgal altındaki Irak’ta, işgalcilere karşı silahlanan ve feda eylemi yapan kadın sayısında belirgin bir artış yaşanıyor.
Silah kuşanan, fedaya hazırlanan kadınlar, kasetler ve başka araçlarla savaşa neden katıldıklarını açıklarken, tüm kadınlara da silah kuşanma çağrısı yapıyorlar.
Kadınlar, elde silah, işgal nedeniyle her gün insanların öldüğü, kadınların çocuklarını, eşlerini, yakınlarını kaybettiği bir ülkede, kadınların durması için bir neden olmadığını anlatıyorlar.
Iraklı kadın örgütü Emel’in başkanı Henaa Edvar, “ABD ya da Iraklı askerlerinin yarattığı şiddet, intikam duygusuna itecek. Özellikle kocalar öldürüldüğünde. Sanırım kadın intihar eylemlerinin ana nedeni bu” diyor.
Feda eylemlerin dini motivasyonla, çeşitli zorlamalarla, şartlandırmalarla yapıldığını söyleyen emperyalist teoriler gerçeği yansıtmıyor. Feda eylemlerinin asıl nedenini, asıl motivasyon kaynağını Irak’lı kadınların anlatımları ifade ediyor. Bu neden bir bütün olarak emperyalizmin zulmü ve yaşattıklarıdır. Bu gerçek, Irak’lıların işgal altında bir yaşamın söz konusu olmadığını, ne pahasına olursa olsun işgalciyi ülkeden kovmak gerektiğini görmüş olmalarıdır.
Amerikan emperyalizmi Irak’ın işgalinden bu yana, halka yaşatmadığını bırakmadı. işkenceler, tecavüzler, inançlara saldırılar, çocuk, kadın, yaşlı genç herhangi bir ayrıma bile tabi tutmadan bombalamalar, katliamlar, infazlar, tek kelime ile uygulanan vahşet, halkı canını tereddütsüz feda edecek düzeyde direnişini ortaya çıkaran maddi nedenlerdir.