PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : En Güzel Çocukluk Anılarımız...


salmanca
08-22-2008, 11:47 AM
Arkadaşlar En Güzel Çocukluk Anılarınızı Burda Paylaşalım.

Çocukluk dönemlerinde, 5-9 yaş arasından bahsediyorum. O dönemlerimin çocukluğunu daha çok seviyorum. O yaşlar çok temiz ve saftır. Hatırlayın bi...
Size küçük bir anımı anlatayım; sonbahar aylarında bilirsiniz Iğdır'ı kayısı ağaçlarının sararmış dökülen yaprakları her yeri doldurur, uçuşurdu. Bizse o yaprakların üzerinde yuvarlanır, şarkılar söyler, yaprakları savururduk. Hatta bulduğumuz ağaç dallarına yaprakları dizer güya kebap yapardık. Çocukken bunlardan çok mutlu oluyordum. :p:p

Sizlerde anlatın neler yaptığınızı:)

salmanca
08-23-2008, 12:24 PM
Arkadaşlar hani nerde çocukluk anılarınız. Yoksa yok mu? :) Bakın bir tane daha yazayım size.

Yine 6-7 yaşlarındayken mahalledeki arkadaşlarla kıra (pikniğe) çıkardık. Evden bir tepsi alır çay tabaklarına kahvaltılıklar koyup bahçe aramaya çıkardık. :) Bahçe kimin olursa olsun farketmez. Ama varya bizim orda bir bahçe vardı yemin ederim cennetti sanki, Zigem'in bağı derlerdi. Açık geniiişş alan, kayısı ağaşları ve bahçenin başında da genişçe akan bir ark (su kanalı). Biz o arktan atlayamazdık atlayan çamura düşerdi.:)) Bazen yarışırdıkta öyle.
Tepsiye koyduğumuz yiyecekleri arkın başında yiyip oynar ve eşek yoncası dediğimiz yabani yoncaların beyaz, pembe çiçeklerini taç yapıp başımıza takardık. Akşam serinliğinde eve dönerdik. :p

tamara
08-23-2008, 04:19 PM
Ahh ahh o anlar geri gelmez maalesef, bende anlatayım sen konuyu açmışsın madem. Iğdırda kışın çok güzel kar yağardı, o karları yuvarlaya yuvarlaya büyük kartopu yapardık ve kocaman kardanadam, şimdi olduğum yerde kar bile yağmıyor:( Birde bizim çok yüksek bir armut ağacı vardı ona salıncak kurmuştuk sabah akşam sallanırdık büyüklerimizde faydalanırdı bundan. Nerden açtın bu konuyu çok özledim o günleriiiii:(

salmanca
08-23-2008, 06:09 PM
:) Amacım ah çektirmek değil Tamara. Çocukluk anıları bence çok önemlidir. İnsan hatırladıkça mutlu oluyor. Tabi mutlu edenleri. Ha bende üzülmüyor değilim ama ben şimdi Iğdır'da olsam gene bunları yaşayamam. Çünkü onlar çocukken güzeldi ve şimdi hayal ettiğimiz için daha tatlı geliyor. Bunun için üzülme olur mu? :)
Örneğin sen bahçelere girip çağala, vişne çalmadın mı hiç, mısırdan bebek yapmadın mı hiç :D:D Ben çok çaldım:) Diyeceksinki sizde yok muydu, e vardı ama bilmiyorumki bir araya geldiğimizde içimizden çalmak geliyordu:D:D:D ya sahibi kovalardı yada köpeklerini peşimize salarlardı. Ah ah rahmetli Necibe Abla kahrımızı az çekmedi:p:p

gonulbagi
08-23-2008, 06:43 PM
selam herkese....

Cocuklugumu hatirlayinca aklima gelen ilk anim; annem elimizde tereyagli ekmek yememize izin vermezdi, bende birgun evde kimse yokken yagin tabagini alipta bir guzel yemeye baslamisken birilerinin ayak sesini duymustum ve hemen elimdeki yag tabagi ile divanin altina gizlenmistim, birde orada uyuya kalmazmiyim tabi saatler gecer, aksam olur bizim kiz ortalarda yok, aramadik ne yer kalir, ne haber verilmedik karakol, en sonunda minik fare uykuyu alir uyanir birde bakarki hava kararmis gece olmus ve millet haril, haril onu aramakta varin gerisini siz dusunun:-))))))

cocugunuz kaybolursa ilk bakacaginiz yer ya divan alti, yada dolap ici olsun:D

tamara
08-23-2008, 08:30 PM
:) Amacım ah çektirmek değil Tamara. Çocukluk anıları bence çok önemlidir. İnsan hatırladıkça mutlu oluyor. Tabi mutlu edenleri. Ha bende üzülmüyor değilim ama ben şimdi Iğdır'da olsam gene bunları yaşayamam. Çünkü onlar çocukken güzeldi ve şimdi hayal ettiğimiz için daha tatlı geliyor. Bunun için üzülme olur mu? :)
Örneğin sen bahçelere girip çağala, vişne çalmadın mı hiç, mısırdan bebek yapmadın mı hiç :D:D Ben çok çaldım:) Diyeceksinki sizde yok muydu, e vardı ama bilmiyorumki bir araya geldiğimizde içimizden çalmak geliyordu:D:D:D ya sahibi kovalardı yada köpeklerini peşimize salarlardı. Ah ah rahmetli Necibe Abla kahrımızı az çekmedi:p:p

O anlar önemli olmazmı her anımız önemli tabiki. İnsan geçmişi düşündükçe iyi olsun yada kötü olsun hüzünleniyor.Ben bahçelerden çağala falan çaldığımı hatırlamıyorum kendi bahçemizde bol bol vardı onlar yetiyordu, yaramaz bir çocuk değildim ondanmıdır nedir belkide:)

salmanca
08-24-2008, 04:32 PM
Yine arkların başında çıkan sarmaşıklar... beyaz ve kocaman açan yabani sarmaşıklar...bal arıları yada yabani arılar sarmaşıklardan polen alırken biz o anda sarmaşığın ağzını kapatır kulağımıza tutardık. arı vızır vızır vızırdardı, sonra aniden bırakırdık :) :)

salmanca
08-28-2008, 11:49 AM
Iğdır'da sonbahar ayının ne kadar güzel olduğunu anlatamam size. Yapraklar sararmaya başladımı hızar sesleri duyulmaya başlardı birer ikişer. Bizse kesilen ağaçların arasından ağaç kabuklarını bulur iki kabuğu birleştirip arasına da yaprak koyup düdük yapıp çalardık. Bir de o sonbaharın kokusu... içimden "peeehhhh, o neydi öyle!" demek geliyor. :)
Bunu hala yaşayan çocuklar var olsa gerek!!

tataroglu4
08-29-2008, 06:42 AM
çok güzel paylaşımlar harikasınız bende bir ımı yazıım baeri

salmanca
09-06-2008, 07:15 PM
çok güzel paylaşımlar harikasınız bende bir ımı yazıım baeriE hani nerde tataroğlu ???


Birde Ramazan ayı vesilesiyle Ramazan ayında yaşadığım çocukluk anılarımdan bir tanesini yazayım:)
Çocukken kilolu ve iştahlıydım. Arkadaşlarım ise tam tersine ince yapılıydılar (sonradan dünya tersine döndü :D) Onlar oruç tuttuklarını söylerdi, bana sorduklarında ben utandığımdan tuttuğumu söylerdim hatta tutsam bile dayanamaz arkadaşlarımdan gizlice yerdim. :) Ama Allah şahit sahuru kaçırmazdım :D çünkü çocukken yemeğe hiç doymaz her saat benim için yemek vaktiydi. Hatırlıyorumda iki şişe kola az gelirken bana, şimdi olsa 1 bardağı bile zor bitiriyorum.
O zamanlar yine yaz ayına denk gelmişti Ramazan. Balkonda sofra açılırdı hatta o saatte horozumuz öterdi. :)

volkan254
09-07-2008, 05:37 PM
ya durun bende anlatacam bizde iki kardeştik aramızda bir yaş vardı beraber inek otlatırdık ama onların üzerine binip gezerdik hele bir gün mandanın yani çamışın üzerine bindik gitti kanalın ortasında yattı ne yaptık kalkmadı bizde mecbur orda kaldık ama güzel günlerdi çocukluğumuz hep tarlalarda bahçelerde geçti

salmanca
09-22-2008, 02:59 PM
Devam edeyim anlatmaya. :)

Yine o yaşlarda iken, sabahtan akşama kadar dışarıda oynardık. Sokak diyemiyeceğim çünkü sokak isimleri vardı ama sokağa benzer bir şey yoktu.:) Geniş alandı oynadığımız yerler. Çimenlik desen bolca vardı. Hatta bahçıvanlara özenir yükselen çimenleri makasla kırpardım, tabi annem görse o makası kafamda kırardı köreliyor diye :)

Asıl anlatacağım ip atlarken benim sık sık yanmamdı. Neden derseniz demiştim ya kilolu oluşum... Örneğin ip bende iken ip atlayan arkadaş hep benim tarafımda oynardı. Niye diğer arkadaşın önünde oynamıyor? Çünkü kürdan gibi bacakları vardı. İpler birbirine çok yakın duruyordu :) :)
İp atlama sırası bana geldiğinde ise durum tam bir facia idi :o hemen yanardım :)

Lilax
09-22-2008, 03:15 PM
ne güzel anılarınız var arkadaşlar.

Bizde mahalleden çocuklarla evcilik oynardık çamurdan yemekler ederdik çiçeklerle süslerdik hey gidi günler :(
Ah keşke hep çocuk kalabilseydim:(

1st.MOLLA
09-22-2008, 03:29 PM
Arkadaşlar En Güzel Çocukluk Anılarınızı Burda Paylaşalım.

Çocukluk dönemlerinde, 5-9 yaş arasından bahsediyorum. O dönemlerimin çocukluğunu daha çok seviyorum. O yaşlar çok temiz ve saftır. Hatırlayın bi...
Size küçük bir anımı anlatayım; sonbahar aylarında bilirsiniz Iğdır'ı kayısı ağaçlarının sararmış dökülen yaprakları her yeri doldurur, uçuşurdu. Bizse o yaprakların üzerinde yuvarlanır, şarkılar söyler, yaprakları savururduk. Hatta bulduğumuz ağaç dallarına yaprakları dizer güya kebap yapardık. Çocukken bunlardan çok mutlu oluyordum. :p:p

Sizlerde anlatın neler yaptığınızı:)

İlginc neresi ki orası.. olay turk sınemasını anlatıyor ıgdırla alakası yok :) benim bildigim yaprakların ustunde turk fılımındekı gıbı yuvarlanırsan ığdırda bı yerıne ya çöp batar ya cam girer bunlarda olmasa anne baba veya nene aile bireylerınden biri adamı terlikle veya cubukla vurarak (ee gağğhhh essoluessegın sıpası gibi terimler eslıgınde)eve yollardı.Ben senın anlattıgını bi turk fılmınde bıde heide goruyodum ama

salmanca
09-22-2008, 03:37 PM
İlginc neresi ki orası.. olay turk sınemasını anlatıyor ıgdırla alakası yok :) benim bildigim yaprakların ustunde turk fılımındekı gıbı yuvarlanırsan ığdırda bı yerıne ya çöp batar ya cam girer bunlarda olmasa anne baba veya nene aile bireylerınden biri adamı terlikle veya cubukla vurarak (ee gağğhhh essoluessegın sıpası gibi terimler eslıgınde)eve yollardı.Ben senın anlattıgını bi turk fılmınde bıde heide goruyodum ama

:):):) Ne yalan söyleyeyim Heidi gibi yaşardık abartmıyorum. Ama hiç mi kızmadılar dersen e oda olmuştur, ama devede kulak gibi :) :) Yani kızdıkları pek aklıma gelmiyor.

makbulesülo
09-22-2008, 05:09 PM
ben üniversitede olduğum halde hala bana kızıyolar yani tartışmadığım gün yok..
hergün kavga dövmeselerde bağırışıyozz

1st.MOLLA
09-22-2008, 08:09 PM
:):):) Ne yalan söyleyeyim Heidi gibi yaşardık abartmıyorum. Ama hiç mi kızmadılar dersen e oda olmuştur, ama devede kulak gibi :) :) Yani kızdıkları pek aklıma gelmiyor.

Ailen bürukratlardan falan mı olusuyor:)

salmanca
09-23-2008, 08:43 AM
Ailen bürukratlardan falan mı olusuyor:)

Kardeş zorla ne dedirtmeye çalışıyorsun?
Bende hiç azar, dayak olmadı demiyorum ama seninki kadar iz bırakmamış.
Senin çocukluğun azarla, dayakla geçmiş olabilir. Ben burda güzelliklerden bahsediyorum.
Mutlaka güzel tarafı olmuştur senin çocukluğununda..
Yazacaksan güzel anılarını yaz buraya, yoksa lütfen iğneleyip durma.
Açtığım konunun amacından sapmasını istemiyorum.

1st.MOLLA
09-23-2008, 08:54 AM
Hemende saldır :) Yok ben küçüklükde kaysı yapraklarıyla dolu bahcelerde yuvarlanmadıgım icin azar veya dayakla pek alakam olmadi... İğnelemedim merak etme...Seneler once ığdır ın durumunu düsününce :)

Tamam heidi pardon gulden saka olarak kabul et

salmanca
10-03-2008, 01:05 PM
Mahallemizde bulunan kocaman taş yığını vardı. O taşlar özellikle alınmış bir yere yığılmıştı, yani sahibi vardı. Şimdi ne oldu o taşlar bilmiyorum, kocaman masa kadardılar. İşte bu taşlar üzerinde tehlikeli oyunlarımızda vardı. Örneğin peşe düşmece! taşların arasında yılanmı vardı, kertenkelemi vardı, solucanlarmı varmı umrumuzda değildi. Gerçi kertenkele bizi görünce kaçardı, solucan ise kendi halinde :) Bazen düşüp dizimizi, elimizi yaralardık. Sanki umrumuzdaydı... oyuna devam :p Hatta bir tanesi çok büyük ve yassıydı. Onu sahne yapmıştık ve onun üzerine çıkar şarkı söylerdik, seyirciler aşağıda...:)

Bazende o taşların üzerinde kendiliğinden çıkan tuhaf bir mantar türü... Esasında adını tam bilmiyorum ama o mantarı biraz suyla (tükürükle:)) ıslatıp ve küçük bir taşla iyice ezip kına kıvamına getirir elimize sürerdik. Kuruduktan sonra yıkardık ve rengi bir gün kalırdı. Hakikaten kına gibiydi ama kına kadar kalıcı değildi.. :)

İşte o taşlardan bir resim
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])