AlpTürk Bozkurt
07-23-2008, 08:20 AM
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Ansiklopedisi arsiv belgeleri ve hatıratlardan alınarak aktarılmıstır )
ATATÜRK : '' BEN BU İSMET'İ YOLA GETİREMEDİM '' DİYOR....
Özellikle Gazi Mustafa Kemal sonrası dönemin “Milli Şef”i için Atatürk, “Ben bu İsmet’i yirmi senedir yola getiremedim. Vehim hastası. Zannediyor ki memleketi kendisi idare ediyor.” diyordu. Aralarındaki çekişmeyi ve Atatürk’ün kendisine karşı soğukluğunu itiraf eden İsmet İnönü de o günleri anlatırken, Atatürk’ün kendisiyle görüşmemeye gayret ettiğini hatta kendisine selam bile vermediğini ifade ediyordu.
ATATÜRK HEYKELLERİ KALDIRILDI
Atatürk-İnönü çekişmesi, Atatürk’ün ölümünden sonra farklı bir boyut alıyor ve Devletin başına geçen İnönü ilk icraat olarak, Dolmabahçe Sarayı’ndan Atatürk’ün heykellerini kaldırtıyordu. Bu gibi olaylar, “Gece alkol tesiri ile alınan teşebbüsleri ertesi gün daima iptal etmek bir eski adetimiz idi.” sözleriyle Atatürk’ün son günlerini anlatan İnönü’nün para üzerine kendi resimlerini bastırmasındaki maksadı da gözler önüne seriyor.
İnönü-Atatürk arasındaki çekişme özellikle Atatürk’ün ölümünden sonra ayyuka çıkıyor. Atatürk öldükten sadece birkaç gün sonra heykelleri toplatılmaya başlanıyor. Dolmabahçe Sarayı'nın arşivinde son bulunan bir belge, Atatürk'ün saraydaki bir heykelinin devlet tarafından 1938'in 18 Kasım günü 25 lira 80 kuruş harcanarak palangalarla söktürüldüğünü ve hamallara taşıtılarak bilinmeyen bir yere gönderildiğini ortaya çıkardı. Benzer şekilde Anadolu’nun birçok bölgesinde de Atatürk heykellerinin yerine İnönü heykelleri dikilmesi de o dönemlerde yaşanan olaylardı
BU İSMET’İ YİRMİ SENEDİR YOLA GETİREMEDİM”
Mustafa Kemal’in 1935 yılında İsmet İnönü’yü Başbakanlık koltuğundan uzaklaştırması ile ilgili, Tarih Kurultayı toplantısı sonrası Dolmabahçe Sarayı’nda tarihci Fuad Köprülü, Hasan Reşid, Cevad Dilemre, Ali Canib, Necmi Dilmen gibi tanınmış isimlere verdiği ziyafette ilginç açıklamalarda bulunur. Ünlü tarihçi Mustafa Müftüoğlu’nun Cumhuriyet Döneminde Önemli Olaylar-II kitabında aktardığı açıklama şöyle:
“Ben bu İsmet’i yirmi senedir yola getiremedim. O kadar kararsız, mütereddittir ki, ordu kumandanlığı edemez. Askerlik malumatı şüphe yok ki vardır. Fakar işte o kadar. Belki Erkanıharb Reisi olabilir, ama ordu kumandanı asla! Vehim hastası. Zannediyor ki memleketi kendisi idare ediyor. Bana dedi ki, ‘Başvekil miyim, kıçvekil miyim, anlayamıyorum, nefes aldırmıyorsunuz. Kendi düşüncelerimi, kendi nokta-i nazarlarımı tatbik edemiyorum.’ Yani demek istiyor ki, ben ona muhtacım, asla!”diyor.......
PARAYA KENDİ RESMİNİ BASTIRMASI NE ANLAMA GELİYOR?
İnönü’nün paralara kendi resmini bastırması, o dönem Demokrat Parti muhalefetinin etkili propoganda malzemesinden birisi haline gelir. Muhalefet bunu İnönü'nün Atatürk'ü unutturma amacına yönelik bir saygısızlık jesti olarak tanımlıyordu.
Yıllar yıllar sonra bir vesileyle İnönü para-pul konusunu şöyle izah etmiş:
"Atatürk gibi eşsiz bir kahramanı istihlaf etmiştim (halef olmuştum). Benim için en büyük tehlike onun gölgesi altında erimek ve ezilmek idi. Devlet icraatının bütün sorumluluğu bana ait olmalıydı. Bunun için de gücüm, kudretim neyse benim damamı taşıyacak bir dönemin başladığının belli olması gerekiyordu. Paralara resim nakşedilmesi tarihten gelen bir devlet kudreti ve hakimiyeti geleneği idi. Parada pulda yapılanların başka türlü manalandırılması bir istismardır. Ve vebali yapanlara aittir. Bizim ona vefa ve sadakatimiz tarihin imtihanından geçmiştir." diyor......
“ATATÜRK BANA SELAM BİLE VERMİYORDU”
İnönü, hatıratında, görevden ayrıldıktan sonra Atatürk’ün kendisiyle görüşmemeye gayret ettiğini hatta kendisine selam bile vermediğini ifade ediyor. Gerekçe olarak ise “Benimle temas kendini ve hükümeti zayıflatıyor zehabına düştü, teması istemez oldu.” ifadesini kullanıyordu.
ATATÜRK : '' BEN BU İSMET'İ YOLA GETİREMEDİM '' DİYOR....
Özellikle Gazi Mustafa Kemal sonrası dönemin “Milli Şef”i için Atatürk, “Ben bu İsmet’i yirmi senedir yola getiremedim. Vehim hastası. Zannediyor ki memleketi kendisi idare ediyor.” diyordu. Aralarındaki çekişmeyi ve Atatürk’ün kendisine karşı soğukluğunu itiraf eden İsmet İnönü de o günleri anlatırken, Atatürk’ün kendisiyle görüşmemeye gayret ettiğini hatta kendisine selam bile vermediğini ifade ediyordu.
ATATÜRK HEYKELLERİ KALDIRILDI
Atatürk-İnönü çekişmesi, Atatürk’ün ölümünden sonra farklı bir boyut alıyor ve Devletin başına geçen İnönü ilk icraat olarak, Dolmabahçe Sarayı’ndan Atatürk’ün heykellerini kaldırtıyordu. Bu gibi olaylar, “Gece alkol tesiri ile alınan teşebbüsleri ertesi gün daima iptal etmek bir eski adetimiz idi.” sözleriyle Atatürk’ün son günlerini anlatan İnönü’nün para üzerine kendi resimlerini bastırmasındaki maksadı da gözler önüne seriyor.
İnönü-Atatürk arasındaki çekişme özellikle Atatürk’ün ölümünden sonra ayyuka çıkıyor. Atatürk öldükten sadece birkaç gün sonra heykelleri toplatılmaya başlanıyor. Dolmabahçe Sarayı'nın arşivinde son bulunan bir belge, Atatürk'ün saraydaki bir heykelinin devlet tarafından 1938'in 18 Kasım günü 25 lira 80 kuruş harcanarak palangalarla söktürüldüğünü ve hamallara taşıtılarak bilinmeyen bir yere gönderildiğini ortaya çıkardı. Benzer şekilde Anadolu’nun birçok bölgesinde de Atatürk heykellerinin yerine İnönü heykelleri dikilmesi de o dönemlerde yaşanan olaylardı
BU İSMET’İ YİRMİ SENEDİR YOLA GETİREMEDİM”
Mustafa Kemal’in 1935 yılında İsmet İnönü’yü Başbakanlık koltuğundan uzaklaştırması ile ilgili, Tarih Kurultayı toplantısı sonrası Dolmabahçe Sarayı’nda tarihci Fuad Köprülü, Hasan Reşid, Cevad Dilemre, Ali Canib, Necmi Dilmen gibi tanınmış isimlere verdiği ziyafette ilginç açıklamalarda bulunur. Ünlü tarihçi Mustafa Müftüoğlu’nun Cumhuriyet Döneminde Önemli Olaylar-II kitabında aktardığı açıklama şöyle:
“Ben bu İsmet’i yirmi senedir yola getiremedim. O kadar kararsız, mütereddittir ki, ordu kumandanlığı edemez. Askerlik malumatı şüphe yok ki vardır. Fakar işte o kadar. Belki Erkanıharb Reisi olabilir, ama ordu kumandanı asla! Vehim hastası. Zannediyor ki memleketi kendisi idare ediyor. Bana dedi ki, ‘Başvekil miyim, kıçvekil miyim, anlayamıyorum, nefes aldırmıyorsunuz. Kendi düşüncelerimi, kendi nokta-i nazarlarımı tatbik edemiyorum.’ Yani demek istiyor ki, ben ona muhtacım, asla!”diyor.......
PARAYA KENDİ RESMİNİ BASTIRMASI NE ANLAMA GELİYOR?
İnönü’nün paralara kendi resmini bastırması, o dönem Demokrat Parti muhalefetinin etkili propoganda malzemesinden birisi haline gelir. Muhalefet bunu İnönü'nün Atatürk'ü unutturma amacına yönelik bir saygısızlık jesti olarak tanımlıyordu.
Yıllar yıllar sonra bir vesileyle İnönü para-pul konusunu şöyle izah etmiş:
"Atatürk gibi eşsiz bir kahramanı istihlaf etmiştim (halef olmuştum). Benim için en büyük tehlike onun gölgesi altında erimek ve ezilmek idi. Devlet icraatının bütün sorumluluğu bana ait olmalıydı. Bunun için de gücüm, kudretim neyse benim damamı taşıyacak bir dönemin başladığının belli olması gerekiyordu. Paralara resim nakşedilmesi tarihten gelen bir devlet kudreti ve hakimiyeti geleneği idi. Parada pulda yapılanların başka türlü manalandırılması bir istismardır. Ve vebali yapanlara aittir. Bizim ona vefa ve sadakatimiz tarihin imtihanından geçmiştir." diyor......
“ATATÜRK BANA SELAM BİLE VERMİYORDU”
İnönü, hatıratında, görevden ayrıldıktan sonra Atatürk’ün kendisiyle görüşmemeye gayret ettiğini hatta kendisine selam bile vermediğini ifade ediyor. Gerekçe olarak ise “Benimle temas kendini ve hükümeti zayıflatıyor zehabına düştü, teması istemez oldu.” ifadesini kullanıyordu.