zafer_36
02-21-2008, 01:29 PM
Kaçak Nebi Destanı
Yöremizde olduğu gibi, Azerbaycan sahasında da, Nevruz bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanır. Aslında, Nevruz kendi başına bir bayram şenliğidir. Baharın gelişi, eski takvime göre 9 mart yeni takvime göre de 21 mart gün olarak bilinir. Bilinen gün Nevruz kutlamalarının başladığı gündür.
Nevruz şenliklerinde her türlü eğlenceler düzenlenir. Kutlamalar yörelere göre, farklılıklar gösterse de amaç baharın gelişini kutsamaktır. Yörelere göre farklılık olduğu gibi, köyden köye de farkılık yaşanıyordu.
Farklı olmayan bir yanı vardır. Cemre olayı. Cemre denilen doğa olayı üç konumda ele alınır. Kışın sonu yaklaşınca, Cemre, havaya düşer, havada bir hafta kalan cemre havayı yumuşatır. Dolayısıyla havalar ısınmaya başlar. İkinci hafta cemre suya düşer böylelikle suyun ısınması gündeme gelir. Üçüncü hafta cemre toprağa iner, toprak ısınır ve ısınan bu toprakta daha karlar erimeden, kar altında çimenler ve çiçekler biter. Bu çiçeklerden birinin adı da nevruz çiçeği ya da nevruz otudur.
Bu üçüncü haftanın sonunda nevruz denilen takvimin başlangıcı gündeme gelir. Yani cemrenin toprakta bir haftayı doldurduğu zaman, haftanın bitiş gününün sabahı Nevruzdur. Buda gün olarak dokuz mart günüdür.
“Leylek sekize gelmez, dokuza kalmaz”
Nevruz olayı bu ata sözüyle de anlatılır. Yanı leylek sekiz martta gelmez ama dokuz marta da kalmaz. Yani sekiz martı dokuz marta bağlayan gece leylek gelir. Leyleğin gelişiyle Nevruz şenlikleri de başlamış olur.
Tüm şenlikler dokuz mart günü başlar. Üç haftaya eş anlamlı olarak, nevruz eğlenceleri üç gün devam eder, dördüncü günü karşılıklı bayramlaşmalar başlar.
Eski takvime göre mitolojik bir yanı vardır. Hava, su, toprak, ve ateş insanoğlunun bu dörtgen içinde varlığını simgeleyen anlatımdır. Bu anlatımı insanoğlunun varolduğu her sahada bulmak mümkündür.
Konumuz Kaçak Nebi destanı ve bu destan içindeki türküler. Nevruzun bu anlatımda ne işi var diyeceksiniz. O halde söyleyelim, Kaçak Nebi destanı Nevruz şenliklerinin tam ortasında başlar.
Kaçak Nebi on dokuzuncu yüzyılın bilinen halk kahramanlarından biridir. Kendisinden söz edilince, destan içinde sevgilisi Hacer’den de söz etmek gerekiyor. Bu destan içinde yer alan türkülerin onlarcası halk ağzında anonimleşerek günümüze gelmiştir.
olaylar özet olarak şöyle gelişir :
Revan Şehri yakınlarında, Araz ırmağı kıyısında Gazahlı denilen mevkide yılın Nevruz şenlikleri yapılıyordu. Bu şenlikler genellikle yöre beylerinin sorumlulukları ve yönetimleri altında olurdu. Bu sözü edilen şenliği yöneten yörenin beyin adı Helil (Halil) Bey’dir. Gazahlı beyi olan Helil Bey, söylentilere göre, yörede Rus işgalini destekler durumdadır. Bu beyin emrinde olan Gazah askerleri ile Kaçak Nebi’nin kavgası destan boyunca anlatılır.
Şenliğe katılan köylüler arasında çeşitli eğlenceler yapıldıktan sonra, hayvanların dövüşüne ya da güreşmelerine sıra gelmişti. İşte bu eğlencelerin bir yerinde, on altı yaşında olan, Nebi adlı Azeri bir köylü Camuşu (mandası) ile camuş güreşlerine katılır. Yine sanırım aynı köyde ya da o yörede yaşayan bir Ermeni’nin Camuşu (mandası) meydanda dövüşe başlar. Nebi’nin camuşu ötekine göre küçük ve cılızdır. Görünüşe bakılınca, Nebi’nin camuşunun kazanma şansı çok zayıf bir ihtimaldi. Camuşu güçlü olan Ermeni bu güreşte kendini daha işin başında galip ilan edince. Sözlü sataşmalar başlamıştı. İşin sonu nasıl bitecek merak konusuydu.
Kısaca destanı özetlersek, iki camuş meydanda dövüşmeye başlıyor. Dövüş uzun sürdüğü için karşılıklı sözlü sataşmalar da ağırlaşıyordu. Bizi ilgilendiren bölüm ise burası. Nebi’nin camuşu Ermeni’nin camuşunu yeniyor. Yine söylentilere göre, yenilgiyi bir türlü kabul edemeyen Ermeni tabancasını çeker ve Nebi’nin camuşunu vurarak öldürür.
Bu sırada ortalık karışır. Şölen kurallarına uymayan Ermeni’yle Nebi arasında tartışma ve kavga başlar. Sonuç, Nebi çeker tabancasını ve Ermeni’yi oracıkta öldürür.
Bir Nevruz eğlencesinin kanlı bitişi, yöreyi işgal altında tutan Rus işgali adına yöre beyliğini yürüten Gazahlı Beyini de harekete geçirir. Köylü Nebi, adam öldürmekten mahkemeye çıkarılacak ve yargılanıp tutuklanacaktır.
Rus yöneticilerin ve Gazahlı Beyinin eline geçip yargılanmayı kabul etmeyen Nebi, dağlara kaçar. Yasalar önünde kaçak olduğu için, adına Kaçak Nebi denilmiştir. Destanı düzenleyen ozan da bu adla destanı düzenlemiştir. On dokuzuncu yüzyılın Kaçak Nebisi böylece doğmuş oluyor.
Destanda geçen Kaçak Nebi adı, destan boyunca Koç Köroğlu adıyla yan yana getirilir ve Nebi’nin güçlülüğü Köroğlu ile ölçülür. Koç Köroğlu’nda var olan tüm yetenekler Kaçak Nebi denilen kişide de olduğu söylenilir.
Yine destan içinde, Nebi’nin nişanlısı ya da karısı Hecer Hanım’dan söz edilir. Hecer Hanım’da Koç Köroğlu’nun karısı Niğar ile eşleşir. Niğar Hanım da var olan tüm yetenekler Hecer Hanım da da görülüyor.
Bir türküde, Hecer Hanım, on iki saldat bir neçenli öldürdüğünü de kendisi söyler. Bu suçundan dolayı olsa gerekir, Hecer Hanım hücreye atılır ve orada hep Nebi’nin gelip kendisini kurtarmasını bekler. Genelde türküler Hecer Hanım’ın ağzından söylenilmiştir.
Ay Kaçak Nebi
Yöresi:Arpaçay Kaynak:Mürsel Sinan
Ay Nebim gelir Gazahlı’nın elinde
Aynalı tüfengi gama belinde
Gurtar meni bu saldatın elinde
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi
Nebi’min bığları eşmedi eşmedi
Papağı gülleden deşme deşmedi
Nabe’min atını heç at geçmedi
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi
Aynılıyı o direhten endirdim
Endirdim de kol üstüne mindirdim
On iki saldat bir neçenli ölderdim
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Neb
Gazame düştüm de uça bilmirem
Kollarım bağlıdı aça bilmirem
Önümde saldat var gaça bilmirem
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi
Hikayenin tamamını ve orjinal halini
[Only Registered Users Can See Links] adresinden indirebilirsiniz
Metinler Alıntıdır.
Yöremizde olduğu gibi, Azerbaycan sahasında da, Nevruz bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanır. Aslında, Nevruz kendi başına bir bayram şenliğidir. Baharın gelişi, eski takvime göre 9 mart yeni takvime göre de 21 mart gün olarak bilinir. Bilinen gün Nevruz kutlamalarının başladığı gündür.
Nevruz şenliklerinde her türlü eğlenceler düzenlenir. Kutlamalar yörelere göre, farklılıklar gösterse de amaç baharın gelişini kutsamaktır. Yörelere göre farklılık olduğu gibi, köyden köye de farkılık yaşanıyordu.
Farklı olmayan bir yanı vardır. Cemre olayı. Cemre denilen doğa olayı üç konumda ele alınır. Kışın sonu yaklaşınca, Cemre, havaya düşer, havada bir hafta kalan cemre havayı yumuşatır. Dolayısıyla havalar ısınmaya başlar. İkinci hafta cemre suya düşer böylelikle suyun ısınması gündeme gelir. Üçüncü hafta cemre toprağa iner, toprak ısınır ve ısınan bu toprakta daha karlar erimeden, kar altında çimenler ve çiçekler biter. Bu çiçeklerden birinin adı da nevruz çiçeği ya da nevruz otudur.
Bu üçüncü haftanın sonunda nevruz denilen takvimin başlangıcı gündeme gelir. Yani cemrenin toprakta bir haftayı doldurduğu zaman, haftanın bitiş gününün sabahı Nevruzdur. Buda gün olarak dokuz mart günüdür.
“Leylek sekize gelmez, dokuza kalmaz”
Nevruz olayı bu ata sözüyle de anlatılır. Yanı leylek sekiz martta gelmez ama dokuz marta da kalmaz. Yani sekiz martı dokuz marta bağlayan gece leylek gelir. Leyleğin gelişiyle Nevruz şenlikleri de başlamış olur.
Tüm şenlikler dokuz mart günü başlar. Üç haftaya eş anlamlı olarak, nevruz eğlenceleri üç gün devam eder, dördüncü günü karşılıklı bayramlaşmalar başlar.
Eski takvime göre mitolojik bir yanı vardır. Hava, su, toprak, ve ateş insanoğlunun bu dörtgen içinde varlığını simgeleyen anlatımdır. Bu anlatımı insanoğlunun varolduğu her sahada bulmak mümkündür.
Konumuz Kaçak Nebi destanı ve bu destan içindeki türküler. Nevruzun bu anlatımda ne işi var diyeceksiniz. O halde söyleyelim, Kaçak Nebi destanı Nevruz şenliklerinin tam ortasında başlar.
Kaçak Nebi on dokuzuncu yüzyılın bilinen halk kahramanlarından biridir. Kendisinden söz edilince, destan içinde sevgilisi Hacer’den de söz etmek gerekiyor. Bu destan içinde yer alan türkülerin onlarcası halk ağzında anonimleşerek günümüze gelmiştir.
olaylar özet olarak şöyle gelişir :
Revan Şehri yakınlarında, Araz ırmağı kıyısında Gazahlı denilen mevkide yılın Nevruz şenlikleri yapılıyordu. Bu şenlikler genellikle yöre beylerinin sorumlulukları ve yönetimleri altında olurdu. Bu sözü edilen şenliği yöneten yörenin beyin adı Helil (Halil) Bey’dir. Gazahlı beyi olan Helil Bey, söylentilere göre, yörede Rus işgalini destekler durumdadır. Bu beyin emrinde olan Gazah askerleri ile Kaçak Nebi’nin kavgası destan boyunca anlatılır.
Şenliğe katılan köylüler arasında çeşitli eğlenceler yapıldıktan sonra, hayvanların dövüşüne ya da güreşmelerine sıra gelmişti. İşte bu eğlencelerin bir yerinde, on altı yaşında olan, Nebi adlı Azeri bir köylü Camuşu (mandası) ile camuş güreşlerine katılır. Yine sanırım aynı köyde ya da o yörede yaşayan bir Ermeni’nin Camuşu (mandası) meydanda dövüşe başlar. Nebi’nin camuşu ötekine göre küçük ve cılızdır. Görünüşe bakılınca, Nebi’nin camuşunun kazanma şansı çok zayıf bir ihtimaldi. Camuşu güçlü olan Ermeni bu güreşte kendini daha işin başında galip ilan edince. Sözlü sataşmalar başlamıştı. İşin sonu nasıl bitecek merak konusuydu.
Kısaca destanı özetlersek, iki camuş meydanda dövüşmeye başlıyor. Dövüş uzun sürdüğü için karşılıklı sözlü sataşmalar da ağırlaşıyordu. Bizi ilgilendiren bölüm ise burası. Nebi’nin camuşu Ermeni’nin camuşunu yeniyor. Yine söylentilere göre, yenilgiyi bir türlü kabul edemeyen Ermeni tabancasını çeker ve Nebi’nin camuşunu vurarak öldürür.
Bu sırada ortalık karışır. Şölen kurallarına uymayan Ermeni’yle Nebi arasında tartışma ve kavga başlar. Sonuç, Nebi çeker tabancasını ve Ermeni’yi oracıkta öldürür.
Bir Nevruz eğlencesinin kanlı bitişi, yöreyi işgal altında tutan Rus işgali adına yöre beyliğini yürüten Gazahlı Beyini de harekete geçirir. Köylü Nebi, adam öldürmekten mahkemeye çıkarılacak ve yargılanıp tutuklanacaktır.
Rus yöneticilerin ve Gazahlı Beyinin eline geçip yargılanmayı kabul etmeyen Nebi, dağlara kaçar. Yasalar önünde kaçak olduğu için, adına Kaçak Nebi denilmiştir. Destanı düzenleyen ozan da bu adla destanı düzenlemiştir. On dokuzuncu yüzyılın Kaçak Nebisi böylece doğmuş oluyor.
Destanda geçen Kaçak Nebi adı, destan boyunca Koç Köroğlu adıyla yan yana getirilir ve Nebi’nin güçlülüğü Köroğlu ile ölçülür. Koç Köroğlu’nda var olan tüm yetenekler Kaçak Nebi denilen kişide de olduğu söylenilir.
Yine destan içinde, Nebi’nin nişanlısı ya da karısı Hecer Hanım’dan söz edilir. Hecer Hanım’da Koç Köroğlu’nun karısı Niğar ile eşleşir. Niğar Hanım da var olan tüm yetenekler Hecer Hanım da da görülüyor.
Bir türküde, Hecer Hanım, on iki saldat bir neçenli öldürdüğünü de kendisi söyler. Bu suçundan dolayı olsa gerekir, Hecer Hanım hücreye atılır ve orada hep Nebi’nin gelip kendisini kurtarmasını bekler. Genelde türküler Hecer Hanım’ın ağzından söylenilmiştir.
Ay Kaçak Nebi
Yöresi:Arpaçay Kaynak:Mürsel Sinan
Ay Nebim gelir Gazahlı’nın elinde
Aynalı tüfengi gama belinde
Gurtar meni bu saldatın elinde
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi
Nebi’min bığları eşmedi eşmedi
Papağı gülleden deşme deşmedi
Nabe’min atını heç at geçmedi
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi
Aynılıyı o direhten endirdim
Endirdim de kol üstüne mindirdim
On iki saldat bir neçenli ölderdim
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Neb
Gazame düştüm de uça bilmirem
Kollarım bağlıdı aça bilmirem
Önümde saldat var gaça bilmirem
Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi
Hikayenin tamamını ve orjinal halini
[Only Registered Users Can See Links] adresinden indirebilirsiniz
Metinler Alıntıdır.