PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gaçah Nebi


zafer_36
02-21-2008, 01:29 PM
Kaçak Nebi Destanı

Yöremizde olduğu gibi, Azerbaycan sahasında da, Nevruz bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanır. Aslında, Nevruz kendi başına bir bayram şenliğidir. Baharın gelişi, eski takvime göre 9 mart yeni takvime göre de 21 mart gün olarak bilinir. Bilinen gün Nevruz kutlamalarının başladığı gündür.

Nevruz şenliklerinde her türlü eğlenceler düzenlenir. Kutlamalar yörelere göre, farklılıklar gösterse de amaç baharın gelişini kutsamaktır. Yörelere göre farklılık olduğu gibi, köyden köye de farkılık yaşanıyordu.

Farklı olmayan bir yanı vardır. Cemre olayı. Cemre denilen doğa olayı üç konumda ele alınır. Kışın sonu yaklaşınca, Cemre, havaya düşer, havada bir hafta kalan cemre havayı yumuşatır. Dolayısıyla havalar ısınmaya başlar. İkinci hafta cemre suya düşer böylelikle suyun ısınması gündeme gelir. Üçüncü hafta cemre toprağa iner, toprak ısınır ve ısınan bu toprakta daha karlar erimeden, kar altında çimenler ve çiçekler biter. Bu çiçeklerden birinin adı da nevruz çiçeği ya da nevruz otudur.

Bu üçüncü haftanın sonunda nevruz denilen takvimin başlangıcı gündeme gelir. Yani cemrenin toprakta bir haftayı doldurduğu zaman, haftanın bitiş gününün sabahı Nevruzdur. Buda gün olarak dokuz mart günüdür.

“Leylek sekize gelmez, dokuza kalmaz”

Nevruz olayı bu ata sözüyle de anlatılır. Yanı leylek sekiz martta gelmez ama dokuz marta da kalmaz. Yani sekiz martı dokuz marta bağlayan gece leylek gelir. Leyleğin gelişiyle Nevruz şenlikleri de başlamış olur.

Tüm şenlikler dokuz mart günü başlar. Üç haftaya eş anlamlı olarak, nevruz eğlenceleri üç gün devam eder, dördüncü günü karşılıklı bayramlaşmalar başlar.

Eski takvime göre mitolojik bir yanı vardır. Hava, su, toprak, ve ateş insanoğlunun bu dörtgen içinde varlığını simgeleyen anlatımdır. Bu anlatımı insanoğlunun varolduğu her sahada bulmak mümkündür.

Konumuz Kaçak Nebi destanı ve bu destan içindeki türküler. Nevruzun bu anlatımda ne işi var diyeceksiniz. O halde söyleyelim, Kaçak Nebi destanı Nevruz şenliklerinin tam ortasında başlar.
Kaçak Nebi on dokuzuncu yüzyılın bilinen halk kahramanlarından biridir. Kendisinden söz edilince, destan içinde sevgilisi Hacer’den de söz etmek gerekiyor. Bu destan içinde yer alan türkülerin onlarcası halk ağzında anonimleşerek günümüze gelmiştir.

olaylar özet olarak şöyle gelişir :

Revan Şehri yakınlarında, Araz ırmağı kıyısında Gazahlı denilen mevkide yılın Nevruz şenlikleri yapılıyordu. Bu şenlikler genellikle yöre beylerinin sorumlulukları ve yönetimleri altında olurdu. Bu sözü edilen şenliği yöneten yörenin beyin adı Helil (Halil) Bey’dir. Gazahlı beyi olan Helil Bey, söylentilere göre, yörede Rus işgalini destekler durumdadır. Bu beyin emrinde olan Gazah askerleri ile Kaçak Nebi’nin kavgası destan boyunca anlatılır.

Şenliğe katılan köylüler arasında çeşitli eğlenceler yapıldıktan sonra, hayvanların dövüşüne ya da güreşmelerine sıra gelmişti. İşte bu eğlencelerin bir yerinde, on altı yaşında olan, Nebi adlı Azeri bir köylü Camuşu (mandası) ile camuş güreşlerine katılır. Yine sanırım aynı köyde ya da o yörede yaşayan bir Ermeni’nin Camuşu (mandası) meydanda dövüşe başlar. Nebi’nin camuşu ötekine göre küçük ve cılızdır. Görünüşe bakılınca, Nebi’nin camuşunun kazanma şansı çok zayıf bir ihtimaldi. Camuşu güçlü olan Ermeni bu güreşte kendini daha işin başında galip ilan edince. Sözlü sataşmalar başlamıştı. İşin sonu nasıl bitecek merak konusuydu.

Kısaca destanı özetlersek, iki camuş meydanda dövüşmeye başlıyor. Dövüş uzun sürdüğü için karşılıklı sözlü sataşmalar da ağırlaşıyordu. Bizi ilgilendiren bölüm ise burası. Nebi’nin camuşu Ermeni’nin camuşunu yeniyor. Yine söylentilere göre, yenilgiyi bir türlü kabul edemeyen Ermeni tabancasını çeker ve Nebi’nin camuşunu vurarak öldürür.

Bu sırada ortalık karışır. Şölen kurallarına uymayan Ermeni’yle Nebi arasında tartışma ve kavga başlar. Sonuç, Nebi çeker tabancasını ve Ermeni’yi oracıkta öldürür.

Bir Nevruz eğlencesinin kanlı bitişi, yöreyi işgal altında tutan Rus işgali adına yöre beyliğini yürüten Gazahlı Beyini de harekete geçirir. Köylü Nebi, adam öldürmekten mahkemeye çıkarılacak ve yargılanıp tutuklanacaktır.

Rus yöneticilerin ve Gazahlı Beyinin eline geçip yargılanmayı kabul etmeyen Nebi, dağlara kaçar. Yasalar önünde kaçak olduğu için, adına Kaçak Nebi denilmiştir. Destanı düzenleyen ozan da bu adla destanı düzenlemiştir. On dokuzuncu yüzyılın Kaçak Nebisi böylece doğmuş oluyor.

Destanda geçen Kaçak Nebi adı, destan boyunca Koç Köroğlu adıyla yan yana getirilir ve Nebi’nin güçlülüğü Köroğlu ile ölçülür. Koç Köroğlu’nda var olan tüm yetenekler Kaçak Nebi denilen kişide de olduğu söylenilir.

Yine destan içinde, Nebi’nin nişanlısı ya da karısı Hecer Hanım’dan söz edilir. Hecer Hanım’da Koç Köroğlu’nun karısı Niğar ile eşleşir. Niğar Hanım da var olan tüm yetenekler Hecer Hanım da da görülüyor.

Bir türküde, Hecer Hanım, on iki saldat bir neçenli öldürdüğünü de kendisi söyler. Bu suçundan dolayı olsa gerekir, Hecer Hanım hücreye atılır ve orada hep Nebi’nin gelip kendisini kurtarmasını bekler. Genelde türküler Hecer Hanım’ın ağzından söylenilmiştir.

Ay Kaçak Nebi

Yöresi:Arpaçay Kaynak:Mürsel Sinan

Ay Nebim gelir Gazahlı’nın elinde
Aynalı tüfengi gama belinde
Gurtar meni bu saldatın elinde

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi

Nebi’min bığları eşmedi eşmedi
Papağı gülleden deşme deşmedi
Nabe’min atını heç at geçmedi

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi

Aynılıyı o direhten endirdim
Endirdim de kol üstüne mindirdim
On iki saldat bir neçenli ölderdim

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Neb
Gazame düştüm de uça bilmirem
Kollarım bağlıdı aça bilmirem
Önümde saldat var gaça bilmirem

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi



Hikayenin tamamını ve orjinal halini
[Only Registered Users Can See Links] adresinden indirebilirsiniz

Metinler Alıntıdır.

Bilal
03-19-2008, 12:36 AM
Kaçak Nebi Destanı

Yöremizde olduğu gibi, Azerbaycan sahasında da, Nevruz bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanır. Aslında, Nevruz kendi başına bir bayram şenliğidir. Baharın gelişi, eski takvime göre 9 mart yeni takvime göre de 21 mart gün olarak bilinir. Bilinen gün Nevruz kutlamalarının başladığı gündür.

Nevruz şenliklerinde her türlü eğlenceler düzenlenir. Kutlamalar yörelere göre, farklılıklar gösterse de amaç baharın gelişini kutsamaktır. Yörelere göre farklılık olduğu gibi, köyden köye de farkılık yaşanıyordu.

Farklı olmayan bir yanı vardır. Cemre olayı. Cemre denilen doğa olayı üç konumda ele alınır. Kışın sonu yaklaşınca, Cemre, havaya düşer, havada bir hafta kalan cemre havayı yumuşatır. Dolayısıyla havalar ısınmaya başlar. İkinci hafta cemre suya düşer böylelikle suyun ısınması gündeme gelir. Üçüncü hafta cemre toprağa iner, toprak ısınır ve ısınan bu toprakta daha karlar erimeden, kar altında çimenler ve çiçekler biter. Bu çiçeklerden birinin adı da nevruz çiçeği ya da nevruz otudur.

Bu üçüncü haftanın sonunda nevruz denilen takvimin başlangıcı gündeme gelir. Yani cemrenin toprakta bir haftayı doldurduğu zaman, haftanın bitiş gününün sabahı Nevruzdur. Buda gün olarak dokuz mart günüdür.

“Leylek sekize gelmez, dokuza kalmaz”

Nevruz olayı bu ata sözüyle de anlatılır. Yanı leylek sekiz martta gelmez ama dokuz marta da kalmaz. Yani sekiz martı dokuz marta bağlayan gece leylek gelir. Leyleğin gelişiyle Nevruz şenlikleri de başlamış olur.

Tüm şenlikler dokuz mart günü başlar. Üç haftaya eş anlamlı olarak, nevruz eğlenceleri üç gün devam eder, dördüncü günü karşılıklı bayramlaşmalar başlar.

Eski takvime göre mitolojik bir yanı vardır. Hava, su, toprak, ve ateş insanoğlunun bu dörtgen içinde varlığını simgeleyen anlatımdır. Bu anlatımı insanoğlunun varolduğu her sahada bulmak mümkündür.

Konumuz Kaçak Nebi destanı ve bu destan içindeki türküler. Nevruzun bu anlatımda ne işi var diyeceksiniz. O halde söyleyelim, Kaçak Nebi destanı Nevruz şenliklerinin tam ortasında başlar. Bunun için az da olsa nevruz olayını gündeme taşıdım.

Nevruz şenlikleri her alanda, doğanın yeniden dirilişinin bayramıdır. Bu bayramı, yer yüzünde canlı olan her mahlukat kutluyor.

Yöremiz insanları arasında bir bayram sevincine dönüşen bu şenliklerin eğlence çeşitleri arasında hayvan dövüşlerini ya da güreşlerini konu alan hikayelerden söz etmek olasıdır. Bu hayvanları saymaya gerek var mı bilmiyorum ama, Boğa güreşleri, koç dövüşleri, Camuş (manda) dövüşleri, horoz dövüşleri, at yarışları, köpek boğuşturmaları sayılabilir.

Kaçak Nebi on dokuzuncu yüzyılın bilinen halk kahramanlarından biridir. Kendisinden söz edilince, destan içinde sevgilisi Hacer’den de söz etmek gerekiyor. Bu destan içinde yer alan türkülerin onlarcası halk ağzında anonimleşerek günümüze gelmiştir. Şu anlamda anonim. Söylenen türkülerin bu destana özgü türküler olduğunu herkes biliyor. Destan anlatımından ayrı olarak söylenilen türkülerin, destanın özünden kopmasına ben anonim diyorum. Yoksa, destanı herkes biliyor.

Ben yazının bu bölümünde Kaçak Nebi destanının ya da hikayesinin sadece başlangıç bölümünü aktaracağım. Çünkü, başlangıç öz olarak günümüzde çok yaygın bilinen bir türkünün hikayesini içeriyor.

Başlangıç şöyle:

Revan Şehri yakınlarında, Araz ırmağı kıyısında Gazahlı denilen mevkide yılın Nevruz şenlikleri yapılıyordu. Bu şenlikler genellikle yöre beylerinin sorumlulukları ve yönetimleri altında olurdu. Bu sözü edilen şenliği yöneten yörenin beyin adı Helil (Halil) Bey’dir. Gazahlı beyi olan Helil Bey, söylentilere göre, yörede Rus işgalini destekler durumdadır. Bu beyin emrinde olan Gazah askerleri ile Kaçak Nebi’nin kavgası destan boyunca anlatılır.

Şenliğe katılan köylüler arasında çeşitli eğlenceler yapıldıktan sonra, hayvanların dövüşüne ya da güreşmelerine sıra gelmişti. İşte bu eğlencelerin bir yerinde, on altı yaşında olan, Nebi adlı Azeri bir köylü Camuşu (mandası) ile camuş güreşlerine katılır. Yine sanırım aynı köyde ya da o yörede yaşayan bir Ermeni’nin Camuşu (mandası) meydanda dövüşe başlar. Nebi’nin camuşu ötekine göre küçük ve cılızdır. Görünüşe bakılınca, Nebi’nin camuşunun kazanma şansı çok zayıf bir ihtimaldi. Camuşu güçlü olan Ermeni bu güreşte kendini daha işin başında galip ilan edince. Sözlü sataşmalar başlamıştı. İşin sonu nasıl bitecek merak konusuydu.

Kısaca destanı özetlersek, iki camuş meydanda dövüşmeye başlıyor. Dövüş uzun sürdüğü için karşılıklı sözlü sataşmalar da ağırlaşıyordu. Bizi ilgilendiren bölüm ise burası. Nebi’nin camuşu Ermeni’nin camuşunu yeniyor. Yine söylentilere göre, yenilgiyi bir türlü kabul edemeyen Ermeni tabancasını çeker ve Nebi’nin camuşunu vurarak öldürür.

Bu sırada ortalık karışır. Şölen kurallarına uymayan Ermeni’yle Nebi arasında tartışma ve kavga başlar. Sonuç, Nebi çeker tabancasını ve Ermeni’yi oracıkta öldürür.

Bir Nevruz eğlencesinin kanlı bitişi, yöreyi işgal altında tutan Rus işgali adına yöre beyliğini yürüten Gazahlı Beyini de harekete geçirir. Köylü Nebi, adam öldürmekten mahkemeye çıkarılacak ve yargılanıp tutuklanacaktır.

Rus yöneticilerin ve Gazahlı Beyinin eline geçip yargılanmayı kabul etmeyen Nebi, dağlara kaçar. Yasalar önünde kaçak olduğu için, adına Kaçak Nebi denilmiştir. Destanı düzenleyen ozan da bu adla destanı düzenlemiştir. On dokuzuncu yüzyılın Kaçak Nebisi böylece doğmuş oluyor.

Destanda geçen Kaçak Nebi adı, destan boyunca Koç Köroğlu adıyla yan yana getirilir ve Nebi’nin güçlülüğü Köroğlu ile ölçülür. Koç Köroğlu’nda var olan tüm yetenekler Kaçak Nebi denilen kişide de olduğu söylenilir.

Yine destan içinde, Nebi’nin nişanlısı ya da karısı Hecer Hanım’dan sö edilir. Hecer Hanım’da Koç Köroğlu’nun karısı Niğar ile eşleşir. Niğar Hanım da var olan tüm yetenekler Hecer Hanım da da görülüyor.

Bir türküde, Hecer Hanım, on iki saldat bir neçenli öldürdüğünü de kendisi söyler. Bu suçundan dolayı olsa gerekir, Hecer Hanım hücreye atılır ve orada hep Nebi’nin gelip kendisini kurtarmasını bekler. Genelde türküler Hecer Hanım’ın ağzından söylenilmiştir. Yani Kaçak Nebi destanında geçen türküler kadın ağzı türkülerdir.

Hikayenin ya da destanın bundan sonraki bölümünü anlatmayalım ve destanda bulunan tüm türkülerin içinden on bir tanesini buraya aktaralım.

1
Camuşları Vurdum (Halay)

Yöresi:Göle Kaynak. Ferman Baba

Camuşları vurdum kıra bayıra
Dövüşe dövüşe indi çayıra
Seslen Halil Bey'i gelsin ayıra

Ayıra ayıra Mevlam ayıra
Bizim camuşları Mevlam ayıra

Camuşları vurdum dereye düze
Dövüşe dövüşe çöktüler dize
Halil Bey diyor ki geldiler göze

Göze ha göze ha Mevlam ha göze
Bu bizim camuşlar geldiler göze

Camuşları vurdum dere boyuna
Dövüşerek indi Meram suyuna
Halil Bey Halil Bey geldik oyuna

Oyuna oyuna Mevlam oyuna
Halil Bey Halil Bey geldik oyuna

Camuşları vurdum yoldan aşağı
Seyrana çekilmiş elin uşağı
Halil Bey bağırdı atın kuşağı

Kuşağı kuşağı Mevlam kuşağı
Bizim camuşlara atın kuşağı

2
Kara Camuşları (Tatyan)

Yöresi: Erzurum Kaynak: Muharrem Akkuş

Kara camuşları saldım bayıra
Dövüşe dövüşe indi çayıra
Deyin güveye de gele ayıra
Güveyin işini Mevla’m kayıra

Gelin helallaşak kardaş giderem giderem
Dudu kumru gibi durmaz öterem öterem
Giderem giderem
Gelin helallaşak kardaş giderem giderem

Bir oda yaptırdım döşetemedim
Üç günlük ömrümü beş edemedim
Zalim felek ile baş edemedim
Bu kara bahtımla küsmüş giderem

Gelin helallaşak kardaş giderem giderem
Dudu kumru gibi durmaz öterem öterem
Giderem giderem
Gelin helallaşak kardaş giderem giderem


3
Ay Kaçak Nebi

Yöresi:Arpaçay Kaynak:Mürsel Sinan

Ay Nebim gelir Gazahlı’nın elinde
Aynalı tüfengi gama belinde
Gurtar meni bu saldatın elinde

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi

Nebi’min bığları eşmedi eşmedi
Papağı gülleden deşme deşmedi
Nabe’min atını heç at geçmedi

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi

Aynılıyı o direhten endirdim
Endirdim de kol üstüne mindirdim
On iki saldat bir neçenli ölderdim

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi

Gazame düştüm de uça bilmirem
Kollarım bağlıdı aça bilmirem
Önümde saldat var gaça bilmirem

Gelesen gelesen ay Gaçak Nebi
Hecer’in özüynen çok goçak Nebi

4
Gazamat İstidi (Hücre sıcağı)

Gazamat istidi yata bilmirem
Düşmenim güclüdü bata bilmirem
Ayağda gandalağ gaça bilmirem

Menim bu günüme gelesen Nebi
Gazamat dalını delesen Nebi

Gazamat istidi ağrıyer başım
Ahır gece gündüz ganlı göz yaşım
Olupdu daş duvar menim sırdaşım

Menim bu günüme gelesen Nebi
Gazamat dalını delesen Nebi

Men gelende şahmaranlar gülüdü
Dört yanımı atlı Gazah bürüdü
Yazıh canım gazamatda çürüdü

Menim bu günüme gelesen Nebi
Gazamat dalını delesen Nebi

5
Merd İyiddi

Nebin’nin birçeyi oyma oymadı
O Hacer’den Hecer ondan doymadı
Gırdı beyi, hanı birin goymadı

Deyirler iyiddi ay nadan Nebi
Tüfengi havada oynadan Nebi

Gaçağ Nebi ile Mehdi gardaşdı
Onların mekanı gayadı daşdı
İyidler içinde hamıdan başdı

Deyirler iyiddi ay nadan Nebi
Tüfengi havada oynadan Nebi

Nebi merd iyiddi goçağ oğlandı
Dosta yoldaşlara çoh mehribandı
Menim de canım ona gurbandı

Deyirler iyiddi ay nadan Nebi
Tüfengi havada oynadan Nebi

6
Meni (Halkın Canına)

Ne düşüpdüz fağır halgın canına
Rehminiz gelmiyer ahan ganına
Merd merdana doğub geldim yanına

Beyler üçün anam doğub merd meni
Bacarırsan indi özün tut meni

Merd oğulam beyden handan gaçağam
Düşmenin gözüne hızlı bıçağam
Yohsul üçün ipek kimi yumşağam

Sizin üçün anam doğub sert meni
Bacarırsan indi özün tutmeni

Gel Nebi’nin yahşı bah sen boyuna
Evini dönderer metam toyuna
Sizin kimi sürü sürü goyuna

Anam doğub hızlı dişli gurt meni
Bacarırsan indi özün tut meni

7
Bac Alar

Gümüş stekanlı gızıl tavalı
Uşağlara deyin döysün gavalı
Atlananda goburnatdan havalı

Yağıdı soltana bey hana Nebi
Bac alar bac vermez divana Nebi

Maltepede gend-i şeker ezdiler
Ganoyları yolun üste düzdüler
Nebi’nin adını gaçağ yazdılar

Yağıdı soltana bey hana Nebi
Bac alar bac vermez divana Nebi

Nebi’nin boz atı delidi deli
Çiyninde aynalı belinde eli
Nebi’nin kömeyi o Mevlam Eli

Yağıdı soltana bey hana Nebi
Bac alar bac vermez divana Nebi

On altı yaşında o gaçağ oldu
Düşmenin gözüne bir pıçağ oldu
İğidler içinde baş goçağ oldu

Yağıdı soltana bey hana Nebi
Bac alar bac vermez divana Nebi

8
Gısas Alıbdı

Nebi’nin bığları eşme eşmedi
Papağı gülleden deşme deşmedi
Nebi’nin atını heç at keçmedi

Beyleri gorhuya salıbdı Nebi
Goburnatdan gısas alıbdı Nebi

Boza atın ayağı aladı ala
Başına gelenler beladı bela
Bey hanlar elinden hey çekernala

Beyleri gorhuya salıbdı Nebi
Goburnatdan gısas alıpdı Nebi

Nebi çıhıbgızıl pulu toplayır
Aparıp yohsula aca paylayır
Nebi’nin dostları goağ sahlayır

Beyleri gorhuya salıbdı Nebi
Goburnatdan gısas alıpdı Nebi

9
Ay Gaçağ Nebi

Nebi’nin gözleri aladır ala
Goç Nebi olubdu düşmene bela
Nebi’nin meskeni uca bir gala

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

Dağların başları dumandı duman
Nebi’den çekirler zalımlar aman
Goç Koroğlu kimi Nebi gehreman

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

Nebi’nin gaşları garadı gara
Düşmen üreyine vurubdu yara
Beyleri hanları getirib zara

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

Gün çıhıbdı günortanın yerine
Hecer hanım galhıb atın beline
Eşref mirvarı düzüb teline

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

10
Besledi

Nebi bizim yerde bir can besledi
Kakili birçeyi deste destedi
Elinde aynalı atın üstedi

Goy desinler sana ay nadan Nebi
Divanı dalınca oynadan Nebi

Gazahlar geyibdi gırmızı tuman
Nebi’nin tutalı geldi bir duman
Ses ucaldı kömek et Allah aman

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

Araz gırağındabir gülle atdı
Otuz iki gazağı gol gola çatdı
Gömgöy çemenllide uzanıb yatdı

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

Göytepede gend-i şeker ezdiler
Ganoyları yol üstüne düzdüler
Nebi’nin adını gaçağ yazdılar

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

Nebi çıhıb Gorusunun gaşına
Dosun aşnasın yığıb başına
Aynalı tüfengi basıb döşüne

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

Her terfeden güclü goşun yürüdü
Nebi’nin bir deste gazah bürüdü
Hecer Hanım gazamatda çürüdü

Goy sana desinler ay Gaçağ Nebi
Hacer’i özünden ay goçağ Nebi

11
Günündü (Bozat)

Yöresi: Kars Kaynak: Mürsel Sinan

Gorus'un qaşmda yıxılıb yatdım
Ehtiyatı elden kenara atdım
Düzü xecaletden qan tere batdım

Boza qurtar meni aman günüdü
Yoldaşlarım darda yaman günüdü

Bozat seni ser tövlede bağlaram
And içirem seni meKmer çullaram
Eğer meni bu davadan qurtarsan
Qızıldan gümüşden seni nallaram

Bozat qurtar meni aman günüdü
Yoldaşlarım darda yaman günüdü

Gümüşden döydürrem senin nalını
Yüz gözele hördürerem yalını
Sen gel qoç Nebi'nin pozma halını

Bozat kurtar meni aman günüdü
Yoldaşlarım darda yaman günüdü

Orhan Bahçıvan