piLenKen
01-20-2008, 10:56 AM
Yıl 1990, aylardan Ocak, soğuk kış günü her yer bembeyaz kar iken bir anda ateşlenen silahlarla her taraf kan gölü olur. O gün tüm dünya devletleri sanki bir tiyatro izliyorlarmışçasına koltuklarına kurulurlar ve sömürgeci Rusların savunmasız insanları nasıl katlettiklerini izlerler. O gece Azerbaycan’da sanki zaman durdu. Gece yarısı silah sesleriyle uyanarak ne olduğunu anlamak için sokağa çıkan herkes kurşunlandı. Dünya sağır ve dilsiz bir şekilde Türk’ün katledilmesini izliyordu. Ne 87 yaşındaki Babayeva Süreyya Latif Kızı'nın, ne de 15 yaşındaki Hüseynov Neriman Veli Oğlu'nun sesi duyulmadı. Göğsüne saplanan kurşunla 15 yaşındaki Nariman yere düşerken “Türk ölümden korkmaz” diye feryat bile etmedi. 20 Ocak Azerbaycan Türk’ü için “Kanlı Ocak”, “Kara Ocak” olmuştur.
Azerbaycan Türk’ünün 20 Ocak gecesi böyle acımasızca katledilmesinin fermanını, Rusya’da SSCB’nin son lideri, Ermenilerin en büyük destekçilerinden olan Mihail Gorbaçov, zamanın Sovyet Savunma Bakanı Yazov, KGB’nin başı Kruçkov imzaladılar. Azerbaycan’da ise eski Meclis Başkanı Elmira Gaffarova, Azerbaycan Kominist Parti Sekreteri Ayaz Muttalibov, Azerbaycan KGB’sinin eski başkanı Vagıf Hüseyinov ve Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Komite üyelerinden bazıları, hazırlanan senaryo gereği kontrolden çıkan olayları bastırmak için Sovyet Ordusu’nu Bakü’ye çağırdılar.
Rus tanklarının Bakü’ye girmesinin iki sebebi vardı ve bunlardan birincisi General Yazov’a göre, 70 yıllık komünizm propagandasına rağmen günden güne halkın desteğini alarak güçlenen Azerbaycan’daki milli şuuru, Azerbaycan Halk Cephesini yok etmekti. İkinci sebep ise, Sovyetler Birliği’nin dağılmasını önlemekti. Tüm baskılara karşın Azerbaycan’da AHC çalışmalarını devam ettirdi. Bu arada Sovyetler Birliği tarihe gömüldü. Fakat geride sadece acımasızca katledilen insanlar ve onların öksüz evlatları kaldı. Sovyet tanklarının 1956'da Budapeşte'ye, 1968'de Prag'a girmesinden sonra baskına uğrayan son başkent Bakü oldu. Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin son kilometre taşı olan 20 Ocak olayları Azerbaycan’da milli şuurun daha da artmasına yol açtı. Bu olaylarla Azerbaycan bağımsızlığını tarihe kanla yazarak ilan etmiş oldu.
Alıntıdır:Gurban HÜSEYNOV - Selçuk Üniversitesi Türk Dünyası Topluluğu Başkanı..
Azerbaycan Türk’ünün 20 Ocak gecesi böyle acımasızca katledilmesinin fermanını, Rusya’da SSCB’nin son lideri, Ermenilerin en büyük destekçilerinden olan Mihail Gorbaçov, zamanın Sovyet Savunma Bakanı Yazov, KGB’nin başı Kruçkov imzaladılar. Azerbaycan’da ise eski Meclis Başkanı Elmira Gaffarova, Azerbaycan Kominist Parti Sekreteri Ayaz Muttalibov, Azerbaycan KGB’sinin eski başkanı Vagıf Hüseyinov ve Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Komite üyelerinden bazıları, hazırlanan senaryo gereği kontrolden çıkan olayları bastırmak için Sovyet Ordusu’nu Bakü’ye çağırdılar.
Rus tanklarının Bakü’ye girmesinin iki sebebi vardı ve bunlardan birincisi General Yazov’a göre, 70 yıllık komünizm propagandasına rağmen günden güne halkın desteğini alarak güçlenen Azerbaycan’daki milli şuuru, Azerbaycan Halk Cephesini yok etmekti. İkinci sebep ise, Sovyetler Birliği’nin dağılmasını önlemekti. Tüm baskılara karşın Azerbaycan’da AHC çalışmalarını devam ettirdi. Bu arada Sovyetler Birliği tarihe gömüldü. Fakat geride sadece acımasızca katledilen insanlar ve onların öksüz evlatları kaldı. Sovyet tanklarının 1956'da Budapeşte'ye, 1968'de Prag'a girmesinden sonra baskına uğrayan son başkent Bakü oldu. Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin son kilometre taşı olan 20 Ocak olayları Azerbaycan’da milli şuurun daha da artmasına yol açtı. Bu olaylarla Azerbaycan bağımsızlığını tarihe kanla yazarak ilan etmiş oldu.
Alıntıdır:Gurban HÜSEYNOV - Selçuk Üniversitesi Türk Dünyası Topluluğu Başkanı..